İstanbul’da saç ekimi, İzmir’de tüp mide ameliyatı, Antalya’da diş implantı, otel ve transferler dahil « her şey dahil » estetik cerrahi. Her yıl binlerce Fransız, Fransa’daki fiyatların çoğu zaman iki ila üç katı daha ucuz olan tarifelerle Türkiye’de tedavi oluyor. Müdahale kötü sonuçlandığında hasta, iki ülke, iki dil ve iki ayrı sorumluluk sistemi arasında kalan karmaşık bir hukuki tabloyla karşılaşıyor. Bu makale, Fransa’da ve Türkiye’de gerçekten başvurulabilecek hukuki yolları ele alıyor.
1. Tıbbi hata mı, yoksa basit bir komplikasyon mu? Önce cevaplanması gereken soru
Her komplikasyon tazminat hakkı doğurmaz. Fransız hukukunda olduğu gibi Türk hukukunda da hekimin borcu bir özen borcudur, sonuç borcu değildir. Türk hukuku bu nedenle komplikasyonu, yani tıbbi müdahaleye özgü, bilinen ve kurallara uygun bir tedaviye rağmen önlenemeyen riski, tıp biliminin standartlarından sapma anlamına gelen tıbbi hatadan (malpraktis) açıkça ayırır.
Sağlık turizmi dosyalarında en sık üç tür kusurla karşılaşılır.
Teknik kusur. Hatalı cerrahi müdahale, yanlış endikasyon, kötü yürütülen anestezi, ameliyat sonrası yetersiz gözetim.
Aydınlatma ve rıza eksikliği. Türk yargısı, riskler hakkında yeterli aydınlatma yapılmadan gerçekleştirilen müdahaleyi, teknik olarak doğru yapılmış olsa bile, istikrarlı biçimde hukuka aykırı kabul eder. Ameliyattan bir gün önce aceleyle, Türkçe veya İngilizce imzalatılan bir onam formu, dürüst bir aydınlatmanın yapıldığını ispatlamaya her zaman yetmez.
Tedavi sürecinin düzensizliği. Yetersiz ameliyat öncesi tetkik, dönüş uçuşuna yetişmek için erken taburculuk, hasta Fransa’ya döndükten sonra hiçbir takibin yapılmaması.
Olayların hukuki niteliğini ancak bir uzman hekimin dosyayı tıbbi açıdan incelemesi belirleyebilir. Bu nedenle eksiksiz tıbbi dosyanın temin edilmesi mutlak önceliktir (bkz. § 9).
2. Fransız sisteminin sizin için yapmayacakları
İki yaygın yanılgıyı baştan düzeltmek gerekir.
ONIAM ve uzlaştırma ve tazmin komisyonları (CCI) yetkili değildir. 4 Mart 2002 tarihli Kouchner Kanunu ile getirilen sistem (Fransız Halk Sağlığı Kanunu m. L. 1142-1 vd.), Fransız sağlık sisteminde gerçekleştirilen koruyucu, teşhis ve tedavi işlemlerini kapsar. Türkiye’deki bir klinikte yapılan müdahale bu kapsama girmez. Yurt dışında yaşanan kusursuz tedavi riski (aléa thérapeutique) bu nedenle ulusal dayanışma kapsamında tazmin edilmez.
Fransız sosyal güvenlik kurumu (Assurance maladie), kural olarak Avrupa Birliği dışında planlanan tedavileri karşılamaz, salt estetik amaçlı müdahaleleri ise hiç karşılamaz. Buna karşılık, komplikasyonların daha sonra Fransa’da yapılan tedavisi olağan koşullarda karşılanır ve kurum sorumluya rücu edebilir. Seyahat yardım sözleşmeleri de çoğu zaman planlı tıbbi müdahaleleri ve bunların sonuçlarını, hastanın ülkesine geri gönderilmesi dahil, kapsam dışında bırakır.
Bu durumda mağdur, hekimin, kliniğin, bunların sigortacısının veya aracıların sorumluluğuna başvurmalıdır. Önünde iki yol vardır, Fransız mahkemesi ve Türk mahkemesi. Bunlara ceza yolu ve CIVI önünde tazmin de eklenir.
3. Fransız mahkemesinde dava açmak
3.1. Türk kliniğine karşı « tüketicinin mahkemesi »
Bu, en güçlü ve hâlâ az bilinen araçtır. 10 Ocak 2015’ten bu yana Brüksel I bis olarak bilinen 1215/2012 sayılı AB Tüzüğü’nün 18. maddesinin 1. fıkrası, Fransa’da yerleşik tüketicinin sözleşmenin karşı tarafını kendi yerleşim yeri mahkemesinde dava etmesine imkân verir. Bu imkân, karşı tarafın yerleşim yeri neresi olursa olsun, Avrupa Birliği dışında kurulu olsa bile geçerlidir. Tüzüğün 6. maddesi, davalının bir üye devlette yerleşik olmadığı durumlar için bu kuralı açıkça saklı tutar.
Bunun için 17. maddenin 1. fıkrasının (c) bendindeki şartların gerçekleşmesi gerekir. Profesyonelin faaliyetini Fransa’da yürütmesi veya faaliyetini Fransa’ya yöneltmesi ve sözleşmenin bu faaliyet kapsamına girmesi gerekir. Avrupa Birliği Adalet Divanı somut ölçütler belirlemiştir (ABAD, 7 Aralık 2010, Pammer ve Hotel Alpenhof, C-585/08 ve C-144/09). Fransızca internet sitesi, uluslararası alan koduyla verilen telefon numarası, euro cinsinden fiyatlar, uluslararası müşteri kitlesine yapılan atıf, hedefli reklam ve Fransız hastaların yorumları bu ölçütler arasındadır. Divan ayrıca sözleşmenin uzaktan kurulmuş olmasının gerekmediğini belirtmiştir (ABAD, 6 Eylül 2012, Mühlleitner, C-190/11). Kliniğin faaliyeti Fransa’ya yöneltilmiş olduğu sürece, hastanın teklifi yerinde imzalamış olması önemli değildir.
Bu, pek çok Türk kliniğinin iş modelinin ta kendisidir. Fransızca sayfalar, mesajla ulaşılabilen Fransızca konuşan danışmanlar, euro cinsinden paketler, fenomenlerle iş birlikleri. Fransız Yargıtayı (Cour de cassation) yakın zamanda bu kuralları, Avrupa Birliği’nde şubesi bulunmayan bir Lübnan bankasının Fransız müşterisi lehine koruyucu biçimde uygulamış ve yabancı mahkemeleri yetkili kılan şartı uygulamamıştır (Cass. 1re civ., 18 Eylül 2024). Bu gerekçe bir kliniğe de uyarlanabilir. Tedavi sözleşmelerine konulan, örneğin İstanbul mahkemelerini yetkili kılan yetki şartları da, uyuşmazlıktan önce kararlaştırılmışlarsa, kural olarak tüketiciye karşı ileri sürülemez (Tüzük m. 19).
Ancak bunun ispatlanması gerekir, çünkü hâkim faaliyetin yöneltilip yöneltilmediğini somut olarak inceler. Fransız Yargıtayı, sözleşmelerin yurt dışında, o ülkenin dilinde kurulduğu, Fransa’da hiçbir teklif alınmadığı ve Fransız müşteri aranmadığı bir olayda tüketici lehine yetki kuralını uygulamamıştır (Cass. 1re civ., 25 Mart 2026, no 24-21.790 B). Buna karşılık Adalet Divanı, hastayı sözleşme yapmaya yönelten şeyin internet sitesi olduğunun ispatlanmasının gerekmediğini, bu illiyet bağının yalnızca karinelerden biri olduğunu belirtmektedir (ABAD, 17 Ekim 2013, Emrek, C-218/12). Uygulamada her şey, hastaya yönelik tanıtım faaliyetinin delillerine dayanır. Fransızca site ekran görüntüleri, hedefli reklamlar, Fransızca konuşan danışmanın mesajları ve euro cinsinden teklifler en baştan, ortadan kalkmadan önce saklanmalıdır.
3.2. Fransız Medeni Kanunu’nun 14. maddesindeki yetki ayrıcalığı
Fransız Medeni Kanunu’nun 14. maddesi, ikincil olarak, bir Fransız vatandaşına salt vatandaşlığı nedeniyle bir yabancıyı Fransız mahkemelerinde dava etme imkânı tanır. Fransız Yargıtayı, Brüksel I bis Tüzüğü’nün 6. maddesinin 2. fıkrasıyla birlikte değerlendirildiğinde, davalı Avrupa Birliği dışında yerleşik olduğunda bu ayrıcalıktan Fransa’da yerleşik herkesin, vatandaşlığı ne olursa olsun yararlanabileceğini belirtmiştir (Cass. 1re civ., 29 Haziran 2022, no 21-10.106). Fransa’da yaşayan bir Türk vatandaşı da bu nedenle bu kuraldan yararlanabilir.
3.3. İyi değerlendirilmesi gereken iki sınır
Uygulanacak hukuk çoğu zaman Türk hukuku olacaktır. Yetki tartışmasını kazanmak, Fransız hâkiminin Fransız hukukunu uygulayacağı anlamına gelmez. Roma I Tüzüğü, tüketicinin yerleşim yeri dışındaki bir ülkede münhasıran ifa edilen hizmet sözleşmelerini tüketiciyi koruyan kuralın kapsamı dışında tutar (m. 6/4-a). Türkiye’de ifa edilen tedavi sözleşmesi bu nedenle hizmet sağlayıcının hukukuna, yani Türk hukukuna tabidir (m. 4). Haksız fiil bakımından Roma II Tüzüğü, zararın meydana geldiği ülkenin hukukunu, yani kural olarak yine Türkiye’yi işaret eder (m. 4). Fransız hâkimi bu durumda zamanaşımı kuralları dahil Türk hukukunu uygular (Roma II, m. 15-h). Bu da bu hukukun içeriğinin ayrıca tespit edilmesini gerektirir.
Kararın Türkiye’de icrası otomatik değildir. Kliniğin Fransa’da ulaşılabilir bir malvarlığı veya sigortacısı yoksa, Fransız kararının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 50 ve devamı maddelerine göre Türkiye’de tenfiz edilmesi gerekir. Türk hâkimi özellikle Fransa ile karşılıklılığın bulunup bulunmadığını, kararın Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığını ve savunma haklarına uyulup uyulmadığını inceler. MÖHUK m. 54/b ayrıca, yabancı mahkeme uyuşmazlıkla gerçek bir bağı olmadığı hâlde kendini yetkili görmüşse, davalıya tenfize itiraz imkânı verir. Yalnızca 14. maddedeki vatandaşlık ayrıcalığına dayanan bir karar bu nedenle bu itiraza açıktır. Fransa’ya yöneltilmiş faaliyete dayanan tüketici mahkemesi yetkisi ise çok daha sağlam bir temeldir.
3.4. Fransa’da kurulu aracıları unutmamak
Pek çok hasta doğrudan klinikle değil, Fransa’da kurulu bir acente, bir « koordinatör » veya bir aracıyla sözleşme yapar. Bunların sorumluluğu, üstlendikleri role göre, Fransız mahkemesinde ve Fransız hukukuna göre ileri sürülebilir. Acente ulaşım ve konaklamayı birleştiren bir paket satmışsa, Fransız Turizm Kanunu’nun organizatörün kusursuz sorumluluğuna ilişkin kuralları incelenmelidir. Bununla birlikte bu kuralların bizzat tıbbi müdahaleye uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır. Garantili sonuç vaat eden veya riskleri gizleyen reklamlar da aldatıcı ticari uygulama teşkil edebilir (Fransız Tüketici Kanunu m. L. 121-2).
Dalloz’da yayımlanan doktrin, tıbbi ve cerrahi hizmetlerin turistik hizmet olmadığını ve kural olarak paket tur tanımına girmediğini vurgulamaktadır (E. Llop, « Tourisme médical. Une agence de voyages peut-elle vendre un forfait touristique avec prestations médicales ? », Juris tourisme 2011, no 135, s. 46). Fransız makamları da yurt dışında estetik cerrahi içeren seyahatler sunan acentelere karşı 6 Temmuz 2005 tarihli ortak bir duyuruyla ve ardından bir soru önergesine verilen cevapla uyarıda bulunmuştu (Rép. min. no 71144, JOAN 29 Kasım 2005, s. 11098). Fransız acentenin sorumluluğu bu nedenle daha çok seyahatin turistik kısmı (geri dönüş, konaklama, transferler) ve özellikle riskler hakkında bilgilendirme gibi kendi yükümlülüklerine aykırılık açısından tartışılır. Acente ve hasta Fransa’da yerleşikse hasta, acenteyi kendi yerleşim yeri mahkemesinde dava edebilir (ABAD, 29 Temmuz 2024, C-774/22).
4. Türkiye’de dava açmak
Türk hukuku, usulüne hâkim olunduğu takdirde hastalara gerçek güvenceler sunar.
4.1. Hangi mahkeme?
Her şey sağlık kuruluşunun statüsüne bağlıdır.
Özel klinik veya serbest çalışan hekim. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’dan bu yana hasta ile özel sağlık kuruluşu arasındaki ilişki tüketici işlemi olarak nitelendirilir. Uyuşmazlık tüketici mahkemesinin görev alanına girer.
Kamu hastanesi. Hekimin kusuru hizmet kusurudur. Dava, idareye karşı idare mahkemesinde açılır. Bundan önce, zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulması gerekir (2577 sayılı İYUK m. 13). Vakıf üniversitesi hastaneleri ise adli yargının görev alanındadır.
4.2. Zorunlu arabuluculuk
Yabancı mağdurların çoğu zaman bilmediği bir nokta vardır. 28 Temmuz 2020’de yayımlanan 7251 sayılı Kanun’dan bu yana, 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi, tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı hâline getirmiştir. Doğrudan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Bu aşama aynı zamanda bir fırsattır, çünkü pek çok dosya bu aşamada sigortacıyla çözüme kavuşur.
4.3. Hukuki dayanaklar ve tazmin edilebilir zararlar
Türk hukukunda tedavi sözleşmesi bir vekâlet sözleşmesi olarak nitelendirilir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, TBK m. 502 vd.) ve hekime özen borcu yükler (m. 506). Klinik, borcunu ifa ederken yararlandığı hekimlerin ve personelin kusurundan sorumludur (TBK m. 116). Mağdur haksız fiil hükümlerine de dayanabilir (TBK m. 49).
Tedavi giderleri, kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar (TBK m. 54), manevi tazminat (TBK m. 56) ve ölüm hâlinde cenaze giderleri ile destekten yoksun kalma tazminatı (TBK m. 53) talep edilebilir. Manevi tazminat miktarları genellikle Fransız standartlarının altında kalır. Bu durum mahkeme seçiminde önemli rol oynar.
4.4. Hekimlerin zorunlu sigortası
2010’dan bu yana 1219 sayılı Kanun’un ek 12. maddesi, Türkiye’de çalışan hekim ve diş hekimlerine Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma yükümlülüğü getirmiştir. Bu sigorta Türkiye sınırları içinde yapılan mesleki faaliyetleri, uzmanlık alanının risk grubuna göre belirlenen olay başı limitler dahilinde karşılar. Sigortacının çok erken tespit edilmesi gerekir, çünkü ödeme gücü olan bir muhataptır ve arabuluculuğun merkezinde yer alır.
4.5. Bilirkişi incelemesi ve teminat
İspat uygulamada bilirkişi incelemesine, çoğu zaman Adli Tıp Kurumu ihtisas kurullarının raporlarına dayanır. Fransa’da yapılan tıbbi tespitlerin tercümeleriyle birlikte dosyaya sunulması büyük önem taşır.
Son olarak, 5718 sayılı Kanun’un 48. maddesi kural olarak yabancı davacının yargılama giderleri için teminat göstermesini öngörür. Fransız vatandaşları, Fransa ve Türkiye’nin taraf olduğu 1 Mart 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair La Haye Sözleşmesi’nin 17. maddesi uyarınca bu yükümlülükten muaftır. Fransa’da yaşayan Fransız ve Türk çifte vatandaşlara dikkat. Türk mahkemesi önünde Türk vatandaşı olarak kabul edilirler ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 84. maddesi, Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşından teminat istenmesine yol açabilir. Bu nokta önceden planlanmalıdır.
5. Fransa’da ve Türkiye’de ceza yolu
Fransa’da. Fransız ceza kanunu, mağdur suç tarihinde Fransız vatandaşı ise, yurt dışında işlenen ve hapis cezası gerektiren her suça uygulanır (Fransız Ceza Kanunu m. 113-7). Taksirle öldürme (m. 221-6) ve üç aydan uzun iş göremezliğe yol açan taksirle yaralama (m. 222-19) bu kapsama girer. Ancak 113-8. madde kovuşturmayı yalnızca savcılığa bırakır ve mağdurun veya mirasçılarının önceden şikâyette bulunmasını ya da Türk makamlarının resmî bildirimini şart koşar. Mağdur bu nedenle katılan sıfatıyla şikâyette bulunarak kamu davasını kendisi başlatamaz. Fransız Anayasa Konseyi, mağdurun hukuk yolunun açık kaldığını da belirterek bu tekeli Anayasa’ya uygun bulmuştur (Cons. const., 18 Kasım 2022, no 2022-1023 QPC). Yine de Fransa’da şikâyette bulunmak faydalıdır. Bir soruşturma açılmasını, uluslararası adli yardım taleplerini ve mağdurun tek başına ulaşamayacağı delillere erişimi sağlayabilir.
Türkiye’de. Cumhuriyet Başsavcılığına taksirle öldürme (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, TCK m. 85) veya taksirle yaralama (TCK m. 89) suçlarından şikâyette bulunulabilir. Türk ceza yargılaması Adli Tıp Kurumu incelemesini başlatır. Bu inceleme çoğu zaman tazminat davası bakımından da belirleyicidir. Ceza yolunun süreler üzerinde de etkisi vardır. Türk hukukunda zarar verici fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa, faile karşı açılan tazminat davasına bu daha uzun süre uygulanır (TBK m. 72).
6. CIVI, az bilinen bir güvence
Bu, muhtemelen en az kullanılan yoldur. Fransız Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 706-3. maddesi, yurt dışında bile olsa, kasıtlı veya kasıtsız olarak bir suçun maddi unsurlarını taşıyan fiillerin mağduru olan her Fransız vatandaşına, Suç Mağdurlarını Tazmin Komisyonu’nun (CIVI) kararıyla Garanti Fonu’ndan (FGTI) bedensel zararının tam tazminini talep etme imkânı verir. Fiilin ölüme, sürekli iş göremezliğe veya en az bir ay süren tam iş göremezliğe yol açmış olması gerekir.
Taksirle yaralama veya taksirle öldürme niteliğindeki bir tıbbi hata bu kapsama girer. Fransız Yargıtayı bunu doğum sırasında yaşanan bir oksijensiz kalma (anoksi) olayında, CIVI’nin bağımsız bir tazmin rejimi uyguladığını hatırlatarak teyit etmiştir (Cass. 2e civ., 4 Temmuz 2019, no 18-13.853). Vatandaşlık olay tarihine göre değerlendirilir. Devam eden bir vatandaşlık başvurusu yeterli değildir (Cass. 2e civ., 12 Şubat 2009, no 08-12.987). Bu nokta çifte vatandaş aileler için belirleyicidir.
Dalloz’un 706-3. madde şerhlerinde yer alan iki içtihat, yurt dışında tedavi olan mağdurlar için belirleyicidir.
CIVI her zaman Fransız hukukunu uygular. Suç mağdurlarının tazmini rejimi ulusal dayanışmaya dayanır ve yabancı hukuka her türlü atfı dışlayan doğrudan uygulanan bir kanun niteliğindedir (Cass. 2e civ., 25 Ocak 2007, no 06-10.514). Kliniğin sorumluluğu Türk hukukuna tabi olsa bile CIVI, Fransız kurallarına ve ölçütlerine göre, zarar kalemi bazında tazminat öder. Bu, Türk mahkemesinde açılacak davaya göre çok önemli bir avantajdır.
Ancak müdahalenin başarısız olması tek başına yetmez. Suçun varlığı, salt cerrahi müdahalenin başarısızlığından veya bir zararın ortaya çıkmasından çıkarılamaz (Cass. 2e civ., 8 Temmuz 1999, no 97-20.581). Mağdurun, uygulamada bir tıbbi bilirkişi raporuyla, zararla bağlantılı bir dikkatsizlik veya ihmal kusurunu ispatlaması gerekir. Fon ayrıca, 706-3. maddenin tazminatı indirmek için ileri sürülmesine izin verdiği mağdur kusurunu ileri sürmeye çalışabilir. Hasta kontrendikasyonları veya ameliyat sonrası talimatları ihmal etmişse bu ihtimal önceden değerlendirilmelidir.
Son olarak, Türkiye’de bir ceza davası görülüyorsa, Fransız mağdur veya mirasçıları duruşmaya katılmak için yol ve konaklama giderlerini karşılayan bir mali yardımı Garanti Fonu’ndan alabilir (Fransız CMK m. 706-14-2).
CIVI’ye kural olarak suç tarihinden itibaren üç yıl içinde başvurulmalıdır. Bu süre, son ceza kararından itibaren bir yıl uzar. Fon daha sonra sorumluya rücu eder. Mağdur için avantaj büyüktür. Muhatap Fransız bir kurumdur, tazminat Fransız standartlarına göre belirlenir ve Türkiye’de bir kararın icrasıyla uğraşmak gerekmez.
7. Seçilen yola göre çok farklı süreler
| Başvuru yolu | Yaklaşık süre | Başlangıç |
|---|---|---|
| Türk hukukunda haksız fiil davası (TBK m. 72) | 2 yıl, her hâlde 10 yıl | Zararın ve sorumlunun öğrenilmesi / fiil tarihi |
| Türk hukukunda sözleşmeye dayalı dava (TBK m. 146) | Kural olarak 10 yıl (vekâlet için m. 147’deki 5 yıllık süre tartışmalı) | Alacağın muaccel olması |
| Türk kamu hastanesi (İYUK m. 13) | İdareye başvuru 1 yıl içinde, en geç 5 yıl | Zararın öğrenilmesi / eylem tarihi |
| CIVI (Fransız CMK m. 706-5) | 3 yıl veya son ceza kararından itibaren 1 yıl | Suç tarihi |
| Fransa’da kamu davası, suç (délit) için (Fransız CMK m. 8) | 6 yıl | Fiil tarihi |
Türk hukukundaki iki yıllık süre en büyük tuzaktır. Fransız hukukunda bedensel zarar mağdurlarına tanınan on yıllık süreden (Fransız Medeni Kanunu m. 2226) çok daha kısadır. Zamanaşımı esasa uygulanan hukuka tabi olduğundan, bu süre çoğu zaman Fransız mahkemesi önünde de uygulanacaktır.
8. Üç somut örnek
Aşağıdaki örnekler, sık karşılaşılan olaylardan esinlenen tipik durumlardır.
Örnek 1. Tüp mide ameliyatı ve fistül. Lyon’da yaşayan Bayan A., İstanbul’daki bir kliniğin Fransızca sitesi üzerinden ameliyat, otel ve transferleri içeren bir paket satın alır. Dönüşünden sonra bir fistül gelişir ve Fransa’da acil olarak yeniden ameliyat edilir. Klinik faaliyetini açıkça Fransa’ya yönelttiği için Bayan A., Brüksel I bis Tüzüğü’nün 18. maddesine dayanarak kliniği Lyon mahkemesinde dava edebilir. Hâkim büyük olasılıkla Türk hukukunu uygulayacaktır. Fransa’da bilirkişi incelemesi yaptırılabilir ve dava, zararın öğrenilmesinden itibaren iki yıl içinde açılmalıdır. Paralel olarak cerrahın zorunlu sigortacısının da davaya dahil edilmesi yararlıdır.
Örnek 2. Saç ekimi ve nekroz. Bay B., Antalya’daki özel bir merkezde yapılan saç ekiminden sonra saçlı deride nekroz yaşar. Zarar ağırlıklı olarak estetik ve manevidir. Bu durumda klinik ve sigortacısıyla Türkiye’de zorunlu arabuluculuk, çoğu zaman en hızlı ve en etkili yoldur. Gerekirse ardından tüketici mahkemesinde dava açılır. Merkezin malvarlığı muhtemelen yalnızca Türkiye’de bulunduğundan, bir Türk mahkemesi kararı tenfiz sürecini gereksiz kılar.
Örnek 3. Estetik ameliyattan sonra ölüm. Fransız vatandaşı Bayan C., İzmir’de yapılan bir liposuction işleminden birkaç gün sonra emboli nedeniyle hayatını kaybeder. Yakınları Türkiye’de taksirle öldürme suçundan, Fransa’da ise Fransız Ceza Kanunu’nun 113-7. maddesine dayanarak şikâyette bulunabilir. Her şeyden önemlisi, suçun maddi unsurları ortaya konabildiği takdirde, Türkiye’deki davanın sonucunu beklemeden manevi zararları ve ekonomik kayıpları için Fransız standartlarına göre tazminat almak üzere CIVI’ye başvurabilirler.
9. Fransa’ya dönmeden önce bile yapılması gerekenler
- Tıbbi dosyanın eksiksiz bir kopyasını isteyin. Ameliyat notu, anestezi formu, epikriz, tetkik sonuçları ve onam formları. Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca hastanın buna hakkı vardır.
- Tüm izleri saklayın. Teklifler, faturalar, ödeme belgeleri, internet sitesi ve reklam ekran görüntüleri, koordinatörlerle WhatsApp yazışmaları ve tarihli fotoğraflar.
- Döner dönmez zararı Fransa’da tespit ettirin. Ayrıntılı ilk tıbbi rapor, iş göremezlik raporu, yeniden ameliyat raporları.
- Tüm tarafları belirleyin. Cerrahın adı ve uzmanlık alanı, kliniğin ticaret unvanı, acente veya aracı, sigortacı.
- Mağdurlar yanında çalışan bir danışman hekimden destek alın. Kusurun nitelendirilmesi ve zararların hesaplanması için.
- Hızlı hareket edin. Türk hukukundaki iki yıllık süre ve zorunlu arabuluculuk, ilk aylarda bir strateji belirlenmesini gerektirir.
- Harekete geçmeden önce yolu seçin. Fransa veya Türkiye, hukuk yolu, ceza yolu veya CIVI. Bu yollar birlikte kullanılabilir, ancak doğaçlama yapılamaz.
Sonuç
Türkiye’de tıbbi hata mağduru olmak bir çıkmaz değildir. Avrupa Birliği hukuku çoğu zaman kliniğin Fransa’da yargılanmasına imkân verir, CIVI Fransız mağdurlara Fransız standartlarında tazminat sunar ve Türk hukuku zorunlu sigorta ile etkili bir arabuluculuk süreci öngörür. Ancak bu yollar, iki dilde ve iki hukuk sisteminde işleyen çok farklı kurallara ve sürelere tabidir. Strateji en baştan, zararın niteliğine, ilgili taraflara, mağdurun vatandaşlığına ve sorumlunun malvarlığının bulunduğu yere göre belirlenmelidir.
Hukuki desteğe mi ihtiyacınız var? Paris 16. bölgede, 5 rue Lalo adresindeki ILER Avocat hukuk bürosu, Türkiye’de tıbbi hata mağduru olan Fransız ve Fransız-Türk çifte vatandaşlara Fransızca ve Türkçe olarak destek vermektedir. 07 82 80 90 63 numaralı telefonu arayabilir veya cabinet@iler-avocat.com adresine yazabilirsiniz.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her durum ayrı bir değerlendirme gerektirir. Atıf yapılan Türk hukuku yayın tarihinde yürürlükte olan hukuktur ve sonraki değişiklikler bakımından kontrol edilmelidir. Fransız Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kanun kısmı ayrıca 19 Kasım 2025 tarihli ve 2025-1091 sayılı kararname ile yeniden yazılmaktadır. Bu düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle atıf yapılan madde numaraları değişecektir.
Başlıca kaynaklar
Avrupa Birliği hukuku. 1215/2012 sayılı AB Tüzüğü (Brüksel I bis), m. 6, 17, 18 ve 19. 593/2008 sayılı AT Tüzüğü (Roma I), m. 4 ve 6. 864/2007 sayılı AT Tüzüğü (Roma II), m. 4 ve 15. ABAD, 7 Aralık 2010, Pammer ve Hotel Alpenhof, C-585/08 ve C-144/09. ABAD, 6 Eylül 2012, Mühlleitner, C-190/11. ABAD, 17 Ekim 2013, Emrek, C-218/12. ABAD, 29 Temmuz 2024, C-774/22.
Fransız hukuku. Medeni Kanun m. 14 ve 2226. Ceza Kanunu m. 113-7, 113-8, 221-6 ve 222-19. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 8, 706-3, 706-5 ve 706-14-2. Halk Sağlığı Kanunu m. L. 1142-1. Tüketici Kanunu m. L. 121-2. Cass. 1re civ., 25 Mart 2026, no 24-21.790 B. Cass. 1re civ., 18 Eylül 2024. Cass. 1re civ., 29 Haziran 2022, no 21-10.106. Cass. 2e civ., 4 Temmuz 2019, no 18-13.853. Cass. 2e civ., 12 Şubat 2009, no 08-12.987. Cass. 2e civ., 25 Ocak 2007, no 06-10.514. Cass. 2e civ., 8 Temmuz 1999, no 97-20.581. Cons. const., 18 Kasım 2022, no 2022-1023 QPC. Rép. min. no 71144, JOAN 29 Kasım 2005, s. 11098. E. Llop, Juris tourisme 2011, no 135, s. 46. Code du dommage corporel annoté, Dalloz.
Türk hukuku. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 49, 53, 54, 56, 72, 116, 146, 147, 502 ve 506. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 73 ve 73/A. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 13. 1219 sayılı Kanun, ek m. 12. 5718 sayılı MÖHUK, m. 34, 48, 50 ve 54. 6100 sayılı HMK, m. 84. 5237 sayılı TCK, m. 85 ve 89. 1 Mart 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair La Haye Sözleşmesi, m. 17.
