loader image

Üç kişi aynı anda aynı yaya geçidine adım atıyor. Birincisi elektrikli scooter’ını (trottinette électrique) motoru kapalı şekilde elinde yürütüyor. İkincisi aynı modelin üzerinde, gaz kolunu çevirmiş halde ilerliyor. Üçüncüsü kaykayla kayıyor. Sağa dönen bir otomobil üçüne de çarpıyor. Kırıklar aynı olabilir, fizik tedavi süreleri de. Buna rağmen Fransız hukuku bu üç kişiye aynı şekilde davranmayacaktır: ikisi yaya sayılacak ve zararlarının tamamen tazmin edilmesi neredeyse kesin olacak; üçüncüsü ise sürücü (conducteur) sayılacak ve kendi kusurunun bedensel zararının tazminatını azaltması, hatta tamamen ortadan kaldırması riskiyle karşı karşıya kalacaktır.

Bu fark ne yaraların ağırlığından ne de otomobil sürücüsünün davranışından kaynaklanır. Farkı belirleyen, aracın hukuki niteliği ve mağdurun çarpışma anında onu nasıl kullandığıdır. Elektrikli scooter kazasında yaralanan herkes için, ister scooter kullanıcısı ister çarpılan yaya olsun, sorulması gereken ilk soru budur; tıbbi bilirkişi incelemesinden veya tazminat miktarlarından önce. Bu yazıda Fransız hukuku çerçevesinde sırasıyla elektrikli scooter ve benzeri araçların hukuki niteliğini (I), sürücü sıfatı taşıyan yaralı kullanıcının durumunu (II) ve son olarak bir scooter’ın yaraladığı üçüncü kişilerin durumu ile tazminatın fiilen ödenmesini belirleyen sigorta meselelerini (III) inceliyoruz.

I. Ön soru: Hangi araçtan söz ediyoruz?

A. Motorlu kara taşıtı olarak elektrikli scooter

Badinter Kanunu olarak bilinen 5 Temmuz 1985 tarihli ve 85-677 sayılı Kanun, motorlu kara taşıtının (véhicule terrestre à moteur) karıştığı trafik kazalarının mağdurlarına uygulanır (madde 1). Kanun bu kavramı tanımlamaz; içtihat onu somut olaylara göre şekillendirir. Fransız Karayolları Trafik Kanunu (code de la route) ise 23 Ekim 2019 tarihli ve 2019-1082 sayılı Kararname’den bu yana motorlu kişisel ulaşım araçlarını (engins de déplacement personnel motorisés, EDPM) ayrı bir kategori olarak düzenlemektedir: elektrikli scooter’lar, gyropodlar, tek tekerlekli araçlar ve hoverboard’lar; bunların kamu yolunda kullanılabilmesi için üretimden 25 km/s ile sınırlandırılmış olmaları gerekir.

İlk derece mahkemeleri bu araçları tereddütsüz biçimde 1985 Kanunu kapsamında değerlendirmektedir. Bordeaux Asliye Hukuk Mahkemesi (tribunal judiciaire), 3 Şubat 2025 tarihinde, motorla donatılmış olan ve kullanıcısının ayağıyla yerden itme gücü uygulamadan hareket etmesini sağlayan elektrikli scooter’ın motorlu kara taşıtı olduğuna hükmetmiştir (TJ Bordeaux, 3 février 2025, n° 20/03586). Chambéry İstinaf Mahkemesi de sigorta alanında aynı analizi benimseyerek, 10 Eylül 2025 tarihinde elektrikli scooter’ın Sigorta Kanunu’nun (code des assurances) L. 211-1. maddesindeki zorunlu sigorta yükümlülüğüne tabi olduğuna karar vermiştir. Doktrin de bu esnekliği onaylamaktadır: Badinter Kanunu’nun son on yıllık uygulamasına ayrılan bir incelemesinde Aurélie Bayle, kapalı bir yasal tanımın bulunmamasının yeni kentsel ulaşım araçlarını kapsama almayı mümkün kıldığını vurgulamaktadır (D. 2025. 1172).

Belirleyici ölçüt dolayısıyla işlevseldir. Önemli olan motorun varlığı değil, hareketi tek başına motorun sağlamasıdır. Benzer araçlar için benimsenen çözümleri açıklayan da bu ölçüttür.

B. Elektrik destekli bisiklet, tekerlekli sandalye, kaykay: Farklı çözümler

Elektrik destekli bisiklet (vélo à assistance électrique, VAE) scooter ile aynı rejime tabi değildir. Avrupa Birliği Adalet Divanı, motor sigortası bağlamında, motoru yalnızca pedal çevirmeye destek olan ve ancak kas gücü kullanıldıktan sonra devreye girebilen bir bisikletin direktif anlamında taşıt olmadığına karar vermiştir (CJUE, 12 octobre 2023, aff. C-286/22). Marsilya Asliye Hukuk Mahkemesi bu kararın sonucunu 1985 Kanunu bakımından uygulamıştır (TJ Marseille, 25 novembre 2024, n° 23/03348). Dolayısıyla elektrik destekli bisiklet kullanıcısı, bir otomobil karşısında bu Kanun anlamında sürücü olmayan mağdur olarak kalır.

Elektrikli tekerlekli sandalye de kapsam dışında bırakılmıştır. Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi, Badinter Kanunu’nu Engelli Hakları Sözleşmesi ışığında yorumlayarak, bunun bir motorlu kara taşıtı değil tıbbi bir cihaz olduğuna hükmetmiştir (Cass. 2e civ., 6 mai 2021, n° 20-14.551). (AB) 2021/2118 sayılı Direktifi iç hukuka aktaran 6 Aralık 2023 tarihli ve 2023-1138 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (ordonnance) bu istisnayı Sigorta Kanunu’na yazmıştır.

Son olarak, mekanik scooter, paten veya kaykay gibi motorsuz araçların kullanıcıları yaya kategorisinde kalır: Karayolları Trafik Kanunu’nun R. 412-34, II, 1°. maddesi, motorsuz küçük boyutlu bir aracı kullanan kişileri yayalarla eşit tutar. Bunun sağladığı koruma çok güçlüdür. Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi, hiçbir fren sistemi ve koruyucu donanımı olmaksızın, kalabalık ve dik bir sokakta kaykayla çok yüksek hızla inen bir gencin davranışını affedilmez kusur (faute inexcusable) olarak nitelendirmeyi reddetmiştir (Cass. 2e civ., 21 décembre 2023, n° 22-18.480).

C. Scooter’ını yanında yürüten kullanıcı

Nitelendirme, kullanım biçimine de bağlıdır. Karayolları Trafik Kanunu’nun R. 412-34, II, 2°. maddesi, motorlu kişisel ulaşım aracını elinde yürüten kişileri yayalarla eşit tutar. Yaya geçidinden geçmek veya kaldırımı kullanmak için, mevzuatın gerektirdiği şekilde scooter’ından inen kullanıcı, dolayısıyla statü değiştirir.

Uygulamada tartışma çoğunlukla bu noktada düğümlenir. Karşı tarafın sigortacısı mağdurun scooter’ı sürdüğünü ileri sürecek; mağdur ise aracın yanında yürüdüğünü söyleyecektir. Bu durumda tanık beyanları, güvenlik kamerası görüntüleri, çarpışmadan sonra scooter’ın konumu ve polis tutanağındaki tespitler, hızla güvence altına alınması gereken temel delillere dönüşür.

II. Yaralı kullanıcı: Kusuru kendisine karşı ileri sürülebilen bir sürücü

A. 1985 Kanunu’nun 4. maddesindeki rejim

Hareket halindeki elektrikli scooter kullanıcısı bir sürücüdür. Badinter Kanunu’ndan yararlanır; zira kazaya karışan diğer aracın sürücüsü veya zilyedi ona mücbir sebebi ya da üçüncü kişinin fiilini ileri süremez (madde 2). Ancak kullanıcı, sürücünün işlediği kusurun uğradığı zararların tazminatını sınırlandırma veya ortadan kaldırma etkisi doğurduğunu öngören 4. maddeye tabidir.

Bu rejim serttir ama sınırları vardır. Kusuru, onu ileri süren kişi ispat etmeli ve kusur zararla bağlantılı olmalıdır (Cass. 2e civ., 16 décembre 2021, n° 20-15.151). Kusur, diğer sürücünün davranışı dikkate alınmaksızın değerlendirilir (Cass. 2e civ., 10 février 2022, n° 20-18.547): kırmızı ışıkta geçen otomobil sürücüsünün kusuru hesaplamada mağdurun kusurunu dengelemez, ancak mağdur da kendi kusurunu o kusurun arkasına saklayamaz. Son olarak hâkimler, bir sürücünün tazminatını, kusurunun kazanın « tek nedeni » (cause exclusive de l’accident) olduğu gerekçesiyle ortadan kaldıramaz; Yargıtay bu gerekçeyi düzenli olarak bozmaktadır (Cass. 2e civ., 25 janvier 2024, n° 22-22.884). Sorulması gereken, kazaya kimin sebep olduğu değil, mağdurun kusurunun kendi zararına katkıda bulunup bulunmadığı ve ne ölçüde katkıda bulunduğudur.

B. EDPM mevzuatı: Potansiyel kusurların kaynağı

4. madde her türlü kusuru dikkate aldığından, elektrikli scooter’lara uygulanan tüm trafik kuralları mağdura karşı kullanılabilir. 1 Eylül 2023’ten bu yana asgari yaş on dörttür. Araç elde yürütülmedikçe kaldırımda kullanılması yasaktır. Yerleşim yerlerinde kullanıcı, varsa bisiklet yollarını ve şeritlerini, yoksa hız sınırı 50 km/s olan yolları kullanmak zorundadır. Yolcu taşımak yasaktır; kulaklık, elde tutulan telefon kullanımı ve alkol veya uyuşturucu etkisi altında araç kullanmak da yasaktır. Araçta farlar, reflektörler, fren sistemi ve sesli ikaz cihazı bulunmalıdır.

2025 yılı ceza içtihadı en sık rastlanan durumları göstermektedir. Aynı dosyada Chambéry İstinaf Mahkemesi, sigortasız araç kullanma, elektrikli scooter’la yolcu taşıma ve 85 km/s hıza ulaşabilen bir araçla trafiğe çıkma fiillerini tespit etmiştir (CA Chambéry, 10 septembre 2025). Hukuk alanında ise Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi daha önce, onaysız, kamu yolunda koruyucu donanım olmadan kullanılan benzinli bir scooter’a ilişkin olarak, sürücünün kusurunun tazminatı tamamen ortadan kaldırabileceğini kabul etmişti (Cass. 2e civ., 17 mars 2011, n° 10-14.938).

Bu örnekler mekanik bir okumaya yol açmamalıdır. Bir ihlal, ancak zararın meydana gelmesinde veya ağırlaşmasında rol oynamışsa mağdura karşı ileri sürülebilir bir kusurdur. Kavşağa yüksek hızla giren hız sınırlayıcısı kaldırılmış bir scooter ile çarpışma üzerinde hiçbir etkisi olmayan sesli ikaz cihazı eksikliği aynı şekilde değerlendirilemez. Aynı şekilde, mevzuatın yetişkinlere zorunlu kılmadığı bir donanımın bulunmaması kendi başına bir sürüş kusuru oluşturamaz; en fazla yaraların niteliği bakımından tartışılabilir. Yaralı kullanıcının savunmasının esası, illiyet bağı ve indirim oranı üzerinde şekillenir.

C. Başka hiçbir aracın karışmadığı düşme

Elektrikli scooter kazalarının önemli bir kısmında başka bir araç yoktur: yol çukuru, kaygan bir rögar kapağı, gidon direğinin kırılması, arızalı frenler. Bu durumda 1985 Kanunu kullanıcı lehine işlemez; çünkü kazaya karışan tek aracın sürücüsü bu Kanun’a kendisine karşı dayanamaz (Cass. 2e civ., 24 mai 1991, n° 90-11.805).

Yine de mağdur çaresiz değildir. Olayın koşullarına göre, yolun bakımından sorumlu kuruluşun bakım eksikliğinden doğan sorumluluğuna (bir yerel yönetim söz konusuysa idari yargıda), araç kusurluysa üreticinin veya satıcının sorumluluğuna ya da kiralık scooter söz konusuysa paylaşımlı kiralama şirketinin sözleşmeden doğan sorumluluğuna başvurabilir. Bu davalar, Badinter Kanunu’na göre çok daha elverişsiz olan kendine özgü ispat ve süre kurallarına tabidir. Bu nedenle aracın saklanması ya da en azından her açıdan fotoğraflanması, düşme yerinin de fotoğraflanması ve scooter kiralıksa kiralama kaydının gecikmeden talep edilmesi gerekir.

III. Scooter’ın yaraladığı üçüncü kişiler ve sigorta meselesi

A. Çarpılan yaya: Korunan mağdur

Elektrikli scooter’ın çarptığı yaya, sürücü olmayan mağdurdur. 5 Temmuz 1985 Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca, kazanın tek nedeni olan affedilmez kusur hali dışında, kendi kusuru ona karşı ileri sürülemez. Bu kusur çok dar biçimde tanımlanır: kişiyi geçerli bir neden olmaksızın farkında olması gereken bir tehlikeye maruz bırakan, olağanüstü ağırlıktaki kasıtlı kusur (Cass. ass. plén., 10 novembre 1995, n° 94-13.912). On altı yaşından küçük, yetmiş yaşından büyük veya en az % 80 oranında maluliyet belgesine sahip mağdurlar, zararı bilerek aramadıkları sürece her durumda tazmin edilir.

Bu rejim, yasak olmasına rağmen taşınan yolcuyu ve elektrikli scooter’ın çarptığı bisikletliyi veya elektrik destekli bisiklet kullanıcısını da korur. Son olarak, çarpışma anında aracı elinde yürüten scooter kullanıcısını da korur. Bu mağdurlar, sürücü olmayan mağdurların güçlendirilmiş korunmasına ayırdığımız yazıya başvurabilirler.

B. Zorunlu sigorta ve sigortasızlık halinde garanti fonu

Elektrikli scooter motorlu kara taşıtı olduğundan, kullanıcısı hukuki sorumluluğu için sigortalı olmak zorundadır (Sigorta Kanunu, madde L. 211-1). Sigortasız araç kullanmak, Chambéry İstinaf Mahkemesi’nin 2025’te hatırlattığı gibi, Karayolları Trafik Kanunu’nun L. 324-2. maddesindeki suçu oluşturur. Araç paylaşımlı sistemle kiralanmışsa, işletmeci şirket kullanıcılarını sigortalamak zorundadır. Kişisel araç için ise özel hayata ilişkin sorumluluk sigortası (responsabilité civile vie privée) her zaman yeterli değildir: kullanıcı, poliçesinin EDPM’leri açıkça kapsayıp kapsamadığını kontrol etmelidir.

Sorumlu kişi sigortasızsa veya kaçmışsa, mağdur tazminattan yoksun kalmaz. Zorunlu Hasar Sigortaları Garanti Fonu (Fonds de garantie des assurances obligatoires de dommages, FGAO), kamu trafiğine açık bir yolda motorlu kara taşıtının karıştığı kazalarda devreye girer (Sigorta Kanunu, madde L. 421-1). Ancak süreleri katıdır: faili bilinmeyen bedensel zararlarda başvuru kazadan itibaren üç yıl içinde yapılmalıdır; fail biliniyorsa sulh anlaşmasından veya kesinleşmiş mahkeme kararından itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır; her halükârda kazadan itibaren beş yıl içinde bir anlaşma yapılmış veya dava açılmış olmalıdır (aynı Kanun, madde R. 421-12). Genel zamanaşımı süresinden daha kısa olan bu süreler, hiçbir dosyanın bekletilmemesini gerektirir.

C. Fransa dışında meydana gelen kaza

6 Aralık 2023 tarihli Kanun Hükmünde Kararname, yolcuları ilgilendiren bir ayrım getirmiştir. Avrupa Birliği’ne üye tüm devletlerin topraklarını kapsayan bir teminat öngören Sigorta Kanunu’nun L. 211-4. maddesi artık yalnızca, üretimden azami hızı 25 km/s’yi aşan ya da ağırlığı 25 kg’ı aşan ve hızı 14 km/s’nin üzerinde olan araçları kapsamaktadır. Rodolphe Bigot ve Amandine Cayol’un vurguladığı üzere (Dalloz actualité, 15 janvier 2024), sigortacılar artık EDPM’lerin yurt dışında verdiği zararları zorunlu olarak teminat altına almak zorunda değildir; yükümlülük Fransa’da devam etmektedir. Scooter’ını tatile götüren kullanıcının, poliçesinin coğrafi kapsamını kontrol etmesinde büyük yarar vardır. Avrupa Birliği dışında kalan Türkiye’de meydana gelen bir kaza için ise, ayrı bir yazıda ele aldığımız başka kurallar uygulanır.

Mağdur için dikkat edilmesi gereken noktalar

İlk refleks, olguları sabitlemektir: çarpışma anında herkesin konumu, aracın elde yürütülüp yürütülmediği, kullanılan yol, yolun durumu, kameraların varlığı. Bu unsurlar yaya veya sürücü nitelendirmesini, dolayısıyla uygulanacak rejimi belirler. İkincisi, kiralama işletmecisi dahil olmak üzere kazaya karışan her aracın sigortacısını tespit etmek ve sorumlu kişi sigortasız veya kimliği belirsizse FGAO’ya süresi içinde başvurmaktır. Üçüncüsü, kullanıcının kusuru gerekçesiyle belirli bir indirim oranı uygulayan bir teklifi analiz etmeden kabul etmemektir: sigortacı, zararla bağlantılı belirli bir kusuru ispat etmek zorundadır ve uygulanan oran tartışılabilir.

Son olarak, bu araçların neden olduğu yaraların, özellikle yüz, kafa ve uzuvlarda, çoğu zaman ağır olduğu unutulmamalıdır. Tıbbi bilirkişi incelemesi, fonksiyonel kayıptan çekilen acılara ve mesleki etkiye kadar Dintilhac sınıflandırmasındaki tüm zarar kalemlerini tanımlamalıdır. Tazminat davası açma süresi kural olarak kalıcılaşmadan (consolidation) itibaren on yıldır.

Değerlendirme

Elektrikli scooter yeni bir rejim yaratmamıştır; kendilerini çoğu zaman bisikletlilere yakın gören, ancak kazadan sonra hukuken sürücü olduklarını öğrenen bir kullanıcı kitlesini Badinter Kanunu’nun kapsamına sokmuştur. Bu kullanıcılar için mesele, kusurun ve kusurla zarar arasındaki bağın tartışılmasına kaymaktadır. Bu araçların yaraladığı yayalar ve bisikletliler için ise, sigortacının ya da yokluğunda garanti fonunun doğru tespit edilmesi kaydıyla Kanun’un koruması eksiksiz devam etmektedir. Her iki durumda da ilk haftalarda yapılan nitelendirme, dosyanın tüm seyrini belirler. Paris’te bedensel zarar hukuku alanında çalışan Av. Betul ILER, elektrikli scooter kazası mağdurlarına, kullanıcılara ve yayalara, bu sorunların analizinde, bilirkişi incelemesinde ve sigortacı veya FGAO ile müzakerede Fransız hukuku çerçevesinde destek vermektedir.

Daha fazla bilgi için: Fransız hukukunda bedensel zarar sayfamıza, Badinter Kanunu ile sürücü olmayan mağdurların güçlendirilmiş korunması hakkındaki yazımıza ve sigorta şirketinin tazminat teklifi hakkındaki yazımıza göz atabilirsiniz. Türkiye’de meydana gelen bir kaza için Türkiye’de kaza mağduru Fransızların Fransa’daki hakları yazımıza bakınız.

Kaynaklar

Loi n° 85-677 du 5 juillet 1985, articles 1er à 4
Code de la route, articles R. 311-1, R. 412-34, R. 412-43-1 à R. 412-43-3, L. 324-2
Code des assurances, articles L. 211-1, L. 211-4, L. 421-1 et R. 421-12
Décret n° 2019-1082 du 23 octobre 2019
Ordonnance n° 2023-1138 du 6 décembre 2023 (directive (UE) 2021/2118)
Cass. ass. plén., 10 novembre 1995, n° 94-13.912
Cass. 2e civ., 24 mai 1991, n° 90-11.805
Cass. 2e civ., 17 mars 2011, n° 10-14.938
Cass. 2e civ., 6 mai 2021, n° 20-14.551
Cass. 2e civ., 16 décembre 2021, n° 20-15.151
Cass. 2e civ., 10 février 2022, n° 20-18.547
Cass. 2e civ., 21 décembre 2023, n° 22-18.480
Cass. 2e civ., 25 janvier 2024, n° 22-22.884
CJUE, 12 octobre 2023, aff. C-286/22
CA Chambéry, 10 septembre 2025, Dr. pénal 2026, chron. 8
TJ Marseille, 25 novembre 2024, n° 23/03348
TJ Bordeaux, 3 février 2025, n° 20/03586, RCA 2025, repère 4
A. Bayle, « La loi Badinter à l’épreuve du temps : une décennie dans le rétroviseur », D. 2025. 1172
R. Bigot ve A. Cayol, « Assurance automobile : transposition de la directive européenne (UE) 2021/2118 », Dalloz actualité, 15 janvier 2024
Code du dommage corporel Dalloz, 5 juillet 1985 Kanunu’nun 1-4. maddeleri altındaki içtihat notları
Fransa Ekolojik Geçiş Bakanlığı, EDPM mevzuatı sayfası, 6 Şubat 2026 güncellemesi

Hukuki desteğe mi ihtiyacınız var? Paris 16. bölgede, 5 rue Lalo adresindeki ILER Avocat hukuk bürosu, bedensel zarar mağdurlarına ve yakınlarına Türkçe, Fransızca ve İngilizce destek vermektedir. 07 82 80 90 63 numaralı telefondan bize ulaşabilir veya cabinet@iler-avocat.com adresine yazabilirsiniz.

Appeler le cabinet