loader image

On beş yıldır Île-de-France bölgesindeki şantiyelerde kalıpçı olarak çalışıyor. İskeleden düşmesi sonucu omzu hareket edemez hale geliyor, sırtı artık yük taşıyamıyor. Fransız sosyal güvenlik kurumu CPAM (caisse primaire d’assurance maladie) kazayı iş kazası olarak tanıyor ve kendisine bir sürekli gelir (rente) bağlanacağını bildiriyor. Ardından yüksek sesle sormaya cesaret edemediği soru geliyor: Ailesinin yanında yaşamak için Türkiye’ye dönerse bu gelir onu takip edecek mi?

Fransa’da inşaat, sanayi, restoran veya taşımacılık sektörlerinde çalışan binlerce Türk işçi için bu sorunun cevabı, mağdurların çok azının bildiği bir metne bağlıdır: Fransa ile Türkiye arasında 20 Ocak 1972’de imzalanan, 1 Ağustos 1973’te yürürlüğe giren ve 27 Kasım 1973 tarihli 73-1075 sayılı kararnameyle yayımlanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesi (Convention générale sur la sécurité sociale). Bu sözleşme, Fransa’dan ayrılan yabancılar aleyhine bazı hükümler içeren Fransız Sosyal Güvenlik Kanunu (code de la sécurité sociale) ile ve 1 Kasım 2026’da yürürlüğe giren işverenin affedilmez kusuru (faute inexcusable) reformu ile birlikte uygulanır.

Bu yazıda önce Türk işçinin Fransız iş kazası rejiminden kaynaklanan haklarını (I), ardından Türkiye’ye yerleştiğinde koruduğu hakları (II) ve son olarak işverenin affedilmez kusuru bulunduğunda daha kapsamlı bir tazminatın nasıl elde edileceğini (III) açıklıyoruz. Aşağıdaki açıklamalar Fransız hukukuna ilişkindir. Yazı, Fransız vatandaşlığı sayesinde her halükârda Fransızlara uygulanan rejimden yararlanan Türk asıllı Fransız vatandaşlarını da ilgilendirmektedir.

I. Fransa’da Fransız bir işçiyle aynı haklar

A. 1972 Sözleşmesi’nin öngördüğü eşit muamele ilkesi

Fransa-Türkiye Sözleşmesi’nin 1. maddesinin 2. paragrafı açık bir kural koyar: Fransa’da sürekli veya mevsimlik olarak ücretli çalışan Türk vatandaşları, Fransız sosyal güvenlik mevzuatına tabidir ve bu mevzuattan Fransız vatandaşlarıyla aynı koşullarda yararlanır. Sözleşmenin 4. maddesi, bu mevzuat arasında iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesine ve tazminine ilişkin düzenlemeleri açıkça saymaktadır.

Somut olarak, bir Fransız şantiyesinde yaralanan Türk vatandaşı bir işçi, Fransız iş arkadaşıyla aynı rejime tabidir: tedavi giderlerinin karşılanması, iş göremezlik süresince günlük ödenekler (indemnités journalières) ve kalıcılaşmadan (consolidation) sonra, belirlenen orana göre toptan ödeme (capital) veya sürekli gelir (rente) şeklinde kalıcı iş göremezlik tazminatı. Bu hakların doğması için kendisine hiçbir vatandaşlık şartı ileri sürülemez.

B. Oturum durumunun düzenli olmasına bağlı olmayan bir koruma

Oturum izni meselesi mağdurları sıklıkla endişelendirir. Dalloz İş Hukuku Ansiklopedisi (Répertoire de droit du travail), Sosyal Güvenlik Kanunu’nun L. 411-1. maddesi uyarınca iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kapsamında korunmanın, işçinin yabancıların çalışma veya oturma kuralları bakımından düzenli durumda olmasını gerektirmediğini hatırlatmaktadır (C. Wolmark, v° Travailleur étranger, Şubat 2026). Çalışma izni olmadan çalıştırılan veya oturum izninin süresi dolmuş bir işçi de kazasını tanıtabilir ve yardımlardan yararlanabilir. Kuruma başvurma korkusu, kaza bildiriminden vazgeçmenin nedeni olmamalıdır.

Kaza, mağdurun idari durumunu iyileştirebilir de. Fransız Yabancıların Girişi ve İkameti Kanunu (Ceseda), bir Fransız kurumu tarafından iş kazası veya meslek hastalığı geliri ödenen ve kalıcı iş göremezlik oranı en az yüzde 20 olan yabancıya on yıllık oturum kartı (carte de résident) verilmesini öngörmektedir (Ceseda, art. L. 426-6, Dalloz şerhli Ceseda’daki açıklamaya göre). Bu konu, oran belirlenir belirlenmez avukatla birlikte değerlendirilmelidir.

C. Gelirin neyi karşıladığı ve neyi karşılamadığı

İş kazası rejimi götürü (forfaitaire) bir rejimdir ve gelirin neyi karşıladığı artık kalıcılaşma tarihine bağlıdır. Fransız Yargıtayı’nın (Cour de cassation) 20 Ocak 2023 tarihli Genel Kurul kararlarından (n° 20-23.673) bu yana kurumun ödediği gelir, iş göremezliğin neden olduğu kazanç kayıplarını ve mesleki etkisini karşılar; yaşam kalitesindeki bozulmayı, süregelen ağrıları ve yaşam koşullarındaki sıkıntıları ifade eden kalıcı fonksiyonel kaybı (déficit fonctionnel permanent) karşılamaz; bu kalem, affedilmez kusur halinde işverenden talep edilebilir. 28 Şubat 2025 tarihli ve 2025-199 sayılı Kanun’un 90. maddesiyle getirilen ve yürürlüğü 30 Aralık 2025 tarihli ve 2025-1403 sayılı Kanun’la 1 Kasım 2026’ya ertelenen reform, bu tarihten itibaren kalıcılaşan mağdurlar için durumu değiştirmektedir: Kalıcı iş göremezlik tazminatı artık mesleki ve fonksiyonel olmak üzere iki bölümden oluşur; fonksiyonel bölüm, kararnameyle belirlenen yol gösterici bir cetvel esas alınarak, kalıcı fonksiyonel kayıp kapsamındaki sekellere göre değerlendirilir (CSS, art. L. 434-1 A, J. Brunie’nin Dalloz actualité, 30 Eylül 2026 tarihli yazısındaki açıklamaya göre).

Bu gelişme sonraki adımlar için çok önemlidir. Reformdan sonra da gelir götürü niteliğini korur: Kalıcılaşmadan önce çekilen acılar, estetik zarar, hobilerin kaybı veya meslekte yükselme imkânlarının kaybı gelir tarafından karşılanmaz. Bunlar ancak işverenin affedilmez kusuru bulunduğunda ya da kazadan işletme dışındaki bir üçüncü kişi sorumlu olduğunda tazmin edilebilir.

II. Haklarını kaybetmeden Türkiye’ye dönmek

A. Sosyal Güvenlik Kanunu’nun L. 434-20. maddesindeki tuzak

Fransız hukuku yabancı mağdurlar için sert bir kural içerir. Dalloz Uluslararası Hukuk Ansiklopedisi’nin (Répertoire de droit international) özetlediği şekliyle Sosyal Güvenlik Kanunu’nun L. 434-20. maddesine göre iş kazası gelirleri, yalnızca Fransız vatandaşları için kısıtlamasız olarak yurt dışına ödenebilir. Mağdur yabancıysa ve Fransa’da ikamet etmeyi bırakırsa, gelirin ödenmesi durdurulur ve yerine üç yıllık gelir tutarında bir toptan ödeme yapılır. Aynı madde, kaza anında Fransa’da ikamet etmeyen yabancı işçinin yabancı hak sahiplerini her türlü tazminattan yoksun bırakmaktadır (P. Rodière, v° Sécurité sociale, Rép. internat.).

Bu kural olduğu gibi uygulansaydı sonuçları çok ağır olurdu. Türkiye’ye dönen kırk yaşındaki bir işçi, ömür boyu ödenecek bir geliri üç yıllık gelir karşılığında kaybetmiş olurdu. Ölümlü bir kazada, Türkiye’de kalan eş ve çocuklar hiçbir hak sahibi gelirine hak kazanamazdı.

B. Fransa-Türkiye Sözleşmesi ile etkisiz hale getirilen bir kural

1972 Sözleşmesi bu tuzağı ortadan kaldırmaktadır. Sözleşmenin 34. maddesinin 1. paragrafına göre, her iki ülkenin iş kazaları ve meslek hastalıklarına ilişkin mevzuatında yer alan ve yabancıların haklarını kısıtlayan veya ikametleri nedeniyle onlara hak düşürücü sonuçlar bağlayan hükümler, diğer ülkenin vatandaşlarına karşı ileri sürülemez. 2. paragraf ise, gelirlere ek olarak ödenen artırımların ve tamamlayıcı ödeneklerin, hak sahibi ikametini bir ülkeden diğerine taşıdığında korunacağını eklemektedir.

Bir Türk vatandaşı için sonuç doğrudandır: L. 434-20. maddede öngörülen gelirin zorla toptan ödemeye dönüştürülmesi, Türkiye’ye yerleştiği için kendisine uygulanamaz ve gelire ek olarak ödenen artırımlar da kendisini takip eder. 34. maddenin lafzına göre aynı durum, Türkiye’de ikamet eden hak sahiplerini hedef alan kısıtlamalar için de geçerlidir. Ancak sözleşme korumasından yararlanmak için sözleşmenin somut duruma uygulanması gerekir; bu da mağdurun vatandaşlığı ve ikamet ettiği ülke bakımından kontrol edilmelidir. Üçüncü bir ülkeye yerleşen bir mağdur bu korumadan yararlanamaz.

C. İş göremezlik süresinde veya nüks halinde ayrılmak

Sözleşme, kalıcılaşmadan önceki dönemi de düzenlemektedir. 35. maddeye göre, Fransa’da iş kazası geçiren ve geçici iş göremezlik yardımlarından yararlanan Türk işçi, ikametini Türkiye’ye taşıdığında bu yardımları korur; ancak ayrılmadan önce bağlı olduğu Fransız kurumundan izin almış olması şarttır. Bu izin kurumun belirlediği süre için geçerlidir ve kurumun sağlık denetiminin olumlu görüşü üzerine iyileşmeye veya kalıcılaşmaya kadar uzatılabilir.

36. madde, Türkiye’ye yerleştikten sonra ortaya çıkan nüksü (rechute) düzenler: Mağdur, kaza tarihinde bağlı olduğu Fransız kurumunun onayını almış olmak şartıyla iş kazası sigortasının tedavi yardımlarından yararlanır. 37. madde ise yükümlülüklerin paylaşımını belirler: Tedaviler Türk kurumu tarafından kendi mevzuatına göre sağlanır, günlük ödenekler ise Fransız kurumu tarafından ödenmeye devam eder.

Dikkat edilmesi gereken nokta açıktır: Önceden izin alınmadan yapılan bir ayrılış, günlük ödeneklerin durdurulmasına yol açabilir. İş göremezlik süresinde Türkiye’ye dönmeden önce kuruma yazılı başvuru yapılmalı ve cevap saklanmalıdır. Ayrıca tıbbi takibin sürdürülmesi ve kalıcılaşma tarihinin ve iş göremezlik oranının belirlenmesinde belirleyici olan kurum hekimi (médecin-conseil) muayenelerine olası çağrılar da öngörülmelidir.

III. Götürü tazminatın ötesine geçmek: İşverenin affedilmez kusuru

A. Affedilmez kusur mekanizması

Kaza işverenin affedilmez kusurundan kaynaklanıyorsa, mağdur öncelikle Sosyal Güvenlik Kanunu’nun L. 452-2. maddesinde öngörülen gelir artırımını (majoration de rente) elde eder. L. 452-3. madde ise mağdura, sosyal güvenlik mahkemesi (pôle social du tribunal judiciaire) önünde işverenden ek zararlarının tazminini talep etme imkânı tanır. Bu tutarlar mağdura doğrudan kurum tarafından ödenir; kurum daha sonra bunları işverenden tahsil eder. Türkiye’ye yerleşmiş bir mağdur için bu sistem çok değerlidir: Bazen ödeme güçlüğü içindeki bir şirkete karşı tahsilatı kendisi yürütmek zorunda kalmaz.

İnşaat şantiyeleri bu uyuşmazlıkların büyük bir kısmını oluşturur: korkuluk bulunmaması, mevzuata aykırı iskele, iş güvenliği eğitimi verilmemesi, toplu koruma olmadan yüksekte çalışma. Bu durumları inşaat şantiyesindeki iş kazalarına ilişkin yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

B. 1 Kasım 2026’da yürürlüğe giren reform

28 Şubat 2025 tarihli ve 2025-199 sayılı Kanun’un 90. maddesi L. 452-3. maddeyi değiştirmiştir. Yeni metne göre mağdur, Sosyal Güvenlik Kanunu’nun IV. kitabı kapsamında götürü olarak tazmin edilmeyen tüm zararlarının tazminini talep edebilir; bunlar arasında özellikle kalıcılaşmadan önce çekilen acılar, estetik zararlar, yaşam zevkinden yoksun kalma zararları ve meslekte yükselme imkânlarının kaybı veya azalması yer alır. Kalıcı iş göremezlik oranı yüzde 100 olduğunda, asgari ücrete eşit götürü bir tazminat da eklenir.

Bu hükümler 1 Kasım 2026’da yürürlüğe girmiştir ve 7 Mayıs 2026 tarihli ve 2026-355 sayılı kararnameyle değiştirilen Kanun’un 90-V maddesi uyarınca, sağlık durumu bu tarihten itibaren kalıcılaşan mağdurlara uygulanır. Bu mağdurlar için kalıcı fonksiyonel kayıp artık işverenden talep edilmez, çünkü gelirin fonksiyonel bölümüne dahildir; bu tarihten önce kalıcılaşan mağdurlar için ise affedilmez kusur kapsamında tazmin edilmeye devam eder. Dolayısıyla kalıcılaşma tarihi belirleyicidir. Bu konuda Yargıtay ikinci hukuk dairesi, içtihat değişikliği niteliğindeki 3 Eylül 2026 tarihli iki kararında, affedilmez kusur davasına bakan hâkimin, Sosyal Güvenlik Kanunu’nun IV. kitabı kapsamında karşılanmayan zararları değerlendirirken kurumun belirlediği kalıcılaşma tarihi ve kalıcı iş göremezlik oranıyla bağlı olmadığına ve yeterli bilgiye sahip olmadığını düşünürse bilirkişi incelemesine karar verebileceğine hükmetmiştir (J. Brunie, Dalloz actualité, 30 Eylül 2026). Kurumun kararına itiraz etmemiş olan mağdur da bu unsurları hâkim önünde tartışma imkânını korumaktadır.

C. Ölümlü kazada Türkiye’de kalan yakınlar

Ölümlü kazada L. 452-3. madde, Sosyal Güvenlik Kanunu’nun L. 434-7. ve devamı maddelerinde sayılan hak sahiplerine ve gelir hakkı bulunmayan üstsoy ve altsoya, işverenden manevi zararlarının tazminini talep etme imkânı tanır. Türk bir aile için bu durum çoğu zaman Türkiye’de yaşayan yaşlı anne babaları veya çocukları ilgilendirir. Taleplerinin tercüme edilmiş nüfus kayıtlarına ve ölenle sürdürülen bağların ispatına dayanması gerekir.

Kaza, işletme dışındaki bir üçüncü kişi tarafından, örneğin yol kazasında (accident de trajet) bir sürücü veya şantiyede çalışan bir alt yüklenici tarafından meydana getirilmişse, mağdur ayrıca zararlarının tam tazmini için bu üçüncü kişiye karşı genel hükümlere göre dava açma imkânını korur; kurum da yaptığı ödemeler için kendi rücu hakkını kullanır. Bu ödemelerin tazminattan düşülmesine ilişkin kurallar, sosyal güvenlik kurumlarının rücu hakkı hakkındaki yazımızda açıklanmıştır.

Akılda tutulması gerekenler

Fransa’da iş kazası geçiren Türk işçi, idari durumu düzenli olmasa bile Fransız bir işçiyle aynı haklardan yararlanır. Türkiye’ye dönerse, iş göremezlik süresince önceden izin alma şartlarına uymak kaydıyla, 20 Ocak 1972 Sözleşmesi onu gelirinin toptan ödemeye dönüştürülmesine ve ikametine bağlı hak kayıplarına karşı korur. Son olarak işverenin affedilmez kusuru bulunduğunda, 1 Kasım 2026’da yürürlüğe giren reform, bu tarihten itibaren kalıcılaşan mağdurlar için gelirin karşılamadığı tüm zararların tazminine imkân tanır. Paris’te bedensel zarar hukuku alanında çalışan Av. Betul ILER, ister Fransa’da ister Türkiye’de yaşasınlar, iş kazası mağduru işçilere ve ailelerine Türkçe ve Fransızca destek vermektedir.

Daha fazla bilgi için: Bedensel zarar hukuku sayfamızı ve inşaat şantiyesinde iş kazası ve işverenin affedilmez kusuru, sosyal güvenlik kurumlarının rücu hakkı ve kalıcı fonksiyonel kayıp konulu yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

Kaynaklar

Convention générale du 20 janvier 1972 sur la sécurité sociale entre la République française et la République de Turquie, publiée par le décret n° 73-1075 du 27 novembre 1973, articles 1er, 4, 34, 35, 36 et 37
Code de la sécurité sociale, articles L. 411-1, L. 434-7, L. 434-20, L. 452-2 et L. 452-3
Loi n° 2025-199 du 28 février 2025, article 90
Décret n° 2026-355 du 7 mai 2026, article 3
Loi n° 2025-1403 du 30 décembre 2025, article 96
Cass. 2e civ., 3 septembre 2026 (deux arrêts)
J. Brunie, Faute inexcusable : nouveau revirement renforçant l’indépendance des rapports, Dalloz actualité, 30 septembre 2026
Code de l’entrée et du séjour des étrangers et du droit d’asile, article L. 426-6
Cass. ass. plén., 20 janvier 2023, n° 20-23.673
Code du dommage corporel, Dalloz, mise à jour du 23 octobre 2026, commentaire de l’article L. 452-3 du code de la sécurité sociale
Répertoire de droit international Dalloz, v° Sécurité sociale, P. Rodière
Répertoire de droit du travail Dalloz, v° Travailleur étranger, C. Wolmark, février 2026
Code de l’entrée et du séjour des étrangers et du droit d’asile annoté, Dalloz, mise à jour du 4 mai 2026

Hukuki desteğe mi ihtiyacınız var? Paris 16. bölgede, 5 rue Lalo adresindeki ILER Avocat hukuk bürosu, bedensel zarar mağdurlarına ve yakınlarına Türkçe, Fransızca ve İngilizce destek vermektedir. 07 82 80 90 63 numaralı telefondan bize ulaşabilir veya cabinet@iler-avocat.com adresine yazabilirsiniz.

Appeler le cabinet