Tedavi sona erip sağlık durumu istikrar kazandığında, pek çok mağdur eskisi gibi bir hayata dönemeyeceğini fark eder. Artık tam olarak kalkmayan bir omuz, her akşam tekrarlayan ağrılar, kafa travmasının ardından geçmeyen bir yorgunluk, yeniden araba kullanmayı engelleyen bir kaygı: kişiyi bedeninde ve günlük yaşamında etkileyen bu kalıcı sekeller, Fransız hukukunda kalıcı fonksiyonel kayıp (déficit fonctionnel permanent, kısaca DFP) kalemi altında tazmin edilir.
Bu zarar kalemi, ağır yaralanan bir mağdurun malvarlığı dışı (manevi nitelikli) zararları arasında çoğu zaman en önemli olanıdır. Buna rağmen en az anlaşılan kalemlerden biridir; zira hesaplanması hem tıbbi bir değerlendirmeye, yani bilirkişinin belirlediği orana, hem de hukuki bir değerlendirmeye, yani bu orana biçilen değere dayanır. Üstelik bu konu son derece güncel gelişmelere sahne olmaktadır: Fransız Yargıtayı (Cour de cassation) 15 Ekim 2026 tarihli bir kararla bu kalemin içeriğini bir kez daha netleştirmiş, iş kazası mağdurlarının tazminatına ilişkin bir reform da 1 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe girmektedir. Kalıcı fonksiyonel kaybın neyi kapsadığını, nasıl hesaplandığını ve sosyal güvenlik ödemeleriyle nasıl bağdaştırıldığını anlamak, tam tazminatın (réparation intégrale) elde edilmesi için vazgeçilmezdir. Aşağıdaki açıklamalar Fransız hukukuna ilişkindir.
I. Kalıcı fonksiyonel kayıp: Artık açıkça tanımlanmış bir kavram
A. Dintilhac sınıflandırmasındaki tanım
Kalıcı fonksiyonel kayıp, 2005 yılında Jean-Pierre Dintilhac başkanlığındaki çalışma grubunun hazırladığı bedensel zarar kalemleri sınıflandırmasında (nomenclature Dintilhac) kalıcı malvarlığı dışı zararlar arasında yer alır. Bu sınıflandırmanın bağlayıcı bir normatif değeri yoktur; ancak tüm mahkemeler, sigorta şirketleri ve tazminat fonları tarafından kullanılmaktadır. Sınıflandırma DFP’yi, anatomik ve fizyolojik bütünlüğe yönelik zarardan kaynaklanan fiziksel, psiko-duyusal veya zihinsel potansiyeldeki kesin azalma olarak tanımlar; buna ağrı olguları ve psikolojik yansımalar ile mağdurun yaşam koşullarında karşılaştığı güçlükler de eklenir.
Bu kalem ancak iyileşmenin tamamlanması, yani konsolidasyon (consolidation) anından itibaren değerlendirilir. Konsolidasyon, lezyonların sabitlendiği ve kalıcı bir nitelik kazandığı, dolayısıyla kötüleşmeyi önlemek dışında artık tedaviye gerek kalmadığı andır. Bu tarihten önce aynı güçlükler geçici fonksiyonel kayıp (déficit fonctionnel temporaire) kalemi altında tazmin edilir. Konsolidasyon tarihi bu nedenle belirleyicidir: iki kalem arasındaki sınırı çizer ve özellikle mağdurun bu tarihteki yaşına bağlı olan DFP hesabının başlangıç noktasını oluşturur.
B. Fransız Yargıtayının 15 Ekim 2026 tarihli kararıyla teyit edilen içerik
Fransız Yargıtayı DFP’nin unsurlarını zaman içinde netleştirmiştir. 15 Ekim 2026 tarihli kararında (Cass. 2e civ., 15 octobre 2026, n° 25-15.843, publié au Bulletin), bu kalemin konsolidasyon sonrasındaki dönem için fizyolojik işlevlere ve ruhsal bütünlüğe yönelik zararları, fiziksel ve manevi acıları, yaşam kalitesindeki kaybı ve kişisel, ailevi ve sosyal yaşam koşullarındaki bozulmaları tazmin ettiğini hatırlatmıştır. Mahkeme bunu yaparken önceki içtihada dayanmıştır: fizyolojik ve ruhsal zararlar için Ceza Dairesinin 2 Nisan 2019 tarihli kararı (n° 18-81.917), fiziksel ve manevi acılar için İkinci Hukuk Dairesinin 28 Eylül 2023 tarihli kararı (n° 21-25.690) ve yaşam koşullarındaki bozulmalar için 28 Mayıs 2009 tarihli karar (n° 08-16.829).
Bu davada bir istinaf mahkemesi (cour d’appel), bir işçinin tazminatını yalnızca konsolidasyondan sonra çekilen acılarla sınırlamış, fonksiyonel yetersizliğini ve günlük yaşam faaliyetlerinde hissettiği güçlüğü tazmin etmeyi reddetmişti. Fransız Yargıtayı bu gerekçeyi bozmuştur: DFP tazminatı yalnızca acılara indirgenemez, aynı zararın iki kez tazmin edilmemesi kaydıyla bu kalemin tüm unsurlarını kapsamalıdır.
C. Komşu kalemlerden ayrımı
DFP’nin içeriğinin netleşmesi, onu yakın kalemlerden ayırmayı mümkün kılar. Bağımsız bir kalem olarak çekilen acılar (souffrances endurées), konsolidasyona kadar katlanılan fiziksel ve manevi acıları kapsar; konsolidasyondan sonra devam eden acılar ise DFP içinde tazmin edilir. Yaşam zevkinden yoksun kalma zararı (préjudice d’agrément) ise içtihatta dar yorumlanır: 28 Mayıs 2009 tarihli karardan bu yana, mağdurun belirli bir sportif veya eğlence faaliyetini düzenli olarak yapamamasını tazmin eder; yaşam kalitesindeki genel kayıp ise DFP’ye girer. Kalıcı estetik zarar (préjudice esthétique permanent) ve cinsel zarar (préjudice sexuel) da ayrı kalemlerdir.
Bu ayrım yalnızca bir terim meselesi değildir. Mağdurun her kalem için neyi ispat etmesi gerektiğini belirler ve sigorta şirketlerinin itiraz etmekten geri durmadığı mükerrer tazminatları önler. Her şeyden önce, teklifte veya kararda sekellerin hiçbir boyutunun unutulmadığını kontrol etmeyi sağlar.
II. Kalıcı fonksiyonel kaybın hesaplanması
A. Tıbbi bilirkişinin belirlediği oran
İlk aşama tıbbidir. Bilirkişi incelemesi sırasında tıbbi bilirkişi, sekellerin ağırlığını yansıtan ve yüzde olarak ifade edilen bir kalıcı fonksiyonel kayıp oranı belirler. Bunun için gösterge niteliğindeki tıbbi cetvellere başvurur; genel hukukta en çok kullanılanı Concours médical tarafından yayımlanan cetveldir. Bu cetveller hâkimi bağlamaz ve belirlenen oran, bazen olduğundan düşük değerlendirilen ruhsal sekeller ve kronik ağrılar da dahil olmak üzere mağdurun gerçek durumunu yansıtmalıdır.
Mağdurun sigorta şirketinden bağımsız bir danışman hekim (médecin-conseil) tarafından desteklenmesi tam da bu aşamada büyük önem kazanır. Birkaç puanlık bir oran farkı, puan değeri oranla birlikte arttığı için, ciddi mali sonuçlar doğurabilir. Her sekelin tarif edilip değerlendirilmesine, mağdurun şikâyetlerinin rapora geçirilmesine ve gerektiğinde örneğin bir psikiyatrist veya nörolog gibi uzman bir yardımcı bilirkişinin (sapiteur) görüşünün alınmasına dikkat edilmelidir. Bu konuları tıbbi bilirkişi incelemesine hazırlık başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
B. Puan değeri ve gösterge niteliğindeki referans tabloları
İkinci aşama hukukidir. Oran, euro cinsinden ifade edilen bir puan değeriyle çarpılır; bu değer kayıp oranı yükseldikçe artar, mağdurun konsolidasyon tarihindeki yaşı ilerledikçe azalır. Aynı oranda, sekelleriyle daha uzun yaşayacak olan genç bir mağdur daha yüksek bir tazminat alır. Bu değeri belirleyen bir yasa metni yoktur. Mahkemeler ve uygulamacılar, düzenli olarak güncellenen ve Mornet referans tablosu olarak bilinen istinaf mahkemelerinin bedensel zarar tazminatı gösterge tablosu (référentiel indicatif de l’indemnisation du préjudice corporel des cours d’appel) gibi gösterge niteliğindeki tablolara başvurur.
Bu tablolar yalnızca karar vermeye yardımcı araçlardır. Tam tazmin ilkesi, hâkimin zararı mağdurun kendine özgü durumuna göre somut olarak (in concreto) değerlendirmesini gerektirir. Ağrı unsuru veya yaşam kalitesindeki kayıp özellikle belirgin olduğunda, ortalamanın üzerinde bir değer gerekçelendirilebilir ve duruma göre, mükerrer tazminata yol açmamak kaydıyla, bazı unsurlar için ayrı bir tazminat talep edilebilir. Sigorta teklifleri çoğu zaman aralıkların alt sınırındaki puan değerlerini esas alır: herhangi bir kabulden önce yetkili istinaf mahkemesinin içtihadıyla karşılaştırma yapmak vazgeçilmez bir refleks olmalıdır.
C. DFP ve sosyal güvenlik kurumlarının ödemeleri
Mağdur bir sosyal güvenlik kurumundan malullük aylığı veya irat gibi ödemeler aldığında, bu ödemelerin sorumlunun ödeyeceği tazminattan mahsup edilip edilmeyeceği sorusu ortaya çıkar. Üçüncü kişi ödeyicilerin rücu hakkı (recours des tiers payeurs) zarar kalemi bazında kullanılır ve bir ödeme ancak bu kalemi gerçekten tazmin ediyorsa DFP’den mahsup edilebilir. Dikkatli olmak gerekir; zira mesleki nitelikteki bir ödemenin DFP’den hatalı olarak mahsup edilmesi, mağduru kişisel zararının tazmininin bir kısmından yoksun bırakır.
İş kazalarına ilişkin içtihat da tam olarak bu konuda büyük bir değişim geçirmiş ve bu değişim yakın zamanda yasal bir düzenlemeyle devam ettirilmiştir.
III. İş kazası mağdurlarının DFP’si: İçtihat değişikliği, hukuki güvenlik ve reform
A. 20 Ocak 2023 tarihli içtihat değişikliği ve sonrası
Fransız Yargıtayı uzun süre, iş kazası veya meslek hastalığı mağduruna ödenen iradın kalıcı fonksiyonel kaybı en azından kısmen tazmin ettiğini kabul ediyordu. Bu nedenle işverenin affedilmez kusurunun (faute inexcusable de l’employeur) mağduru, bu kalem için ek bir tazminat alamıyordu. Fransız Yargıtayı, 20 Ocak 2023 tarihli iki Genel Kurul kararıyla (Cass. ass. plén., 20 janvier 2023, n° 20-23.673 et n° 21-23.947) içtihat değiştirmiştir: irat kalıcı fonksiyonel kaybı tazmin etmez, kazanç kayıplarını ve iş göremezliğin mesleki etkisini (incidence professionnelle) tazmin eder. Dolayısıyla affedilmez kusur mağduru, işverenden DFP’sinin tazminini talep edebilir; İkinci Hukuk Dairesi de bunu teyit etmiştir (Cass. 2e civ., 16 mai 2024, n° 22-23.314, publié au Bulletin).
15 Ekim 2026 tarihli karar da bu çizgidedir: işvereninin affedilmez kusuru nedeniyle iş kazası geçiren bir işçinin davasında Fransız Yargıtayı, irat veya toptan ödenen tazminatın DFP’yi tazmin etmediğini ve bu kalemin tüm unsurlarıyla tazmin edilmesi gerektiğini, özellikle Fransız Sosyal Güvenlik Kanununun (code de la sécurité sociale) L. 434-1, L. 434-2, L. 452-2 ve L. 452-3. maddelerine dayanarak hatırlatmıştır.
B. Kesin hüküm sınırı
Ancak 2023 içtihat değişikliği tüm mağdurlara fayda sağlamaz. Bordeaux İstinaf Mahkemesinin görüş talebi (demande d’avis) üzerine Fransız Yargıtayı, tazminatı içtihat değişikliğinden önce verilmiş kesinleşmiş bir kararla belirlenmiş olan mağdurun, DFP’sinin tazmini için yeniden başvuramayacağı görüşüne varmıştır (Cass. 2e civ., avis, 27 novembre 2025, n° 25-70.015, publié au Bulletin). İçtihat değişikliği, Fransız Medeni Kanununun (code civil) 1355. maddesinde düzenlenen kesin hüküm etkisini (autorité de la chose jugée) bertaraf etmeye imkân veren yeni bir unsur teşkil etmez ve hukuki güvenlik ilkesi yeni bir talebe engel olur. Buna karşılık, uyuşmazlık henüz kesinleşmiş bir kararla çözülmemişse, mağdur yeni içtihattan tam olarak yararlanır.
Bu nokta uygulamada çok önemlidir: davası hâlâ devam eden her affedilmez kusur mağduru, DFP için talepte bulunmaya özen göstermelidir; aksi takdirde bunu daha sonra yapamama riskiyle karşı karşıya kalabilir.
C. 1 Kasım 2026 reformu: İki bölümlü bir irat
Kanun koyucu bu içtihadın sonuçlarını yasaya yansıtmıştır. 2025 yılı sosyal güvenlik finansmanına ilişkin 28 Şubat 2025 tarihli ve 2025-199 sayılı Kanunun (loi n° 2025-199 du 28 février 2025) 90. maddesi, 7 Mayıs 2026 tarihli ve 2026-354 ile 2026-355 sayılı kararnamelerle (décrets) ayrıntılandırılarak, iş kazası ve meslek hastalığı mağdurlarının kalıcı iş göremezlik tazminatını yeniden düzenlemektedir. Bu reform esas itibarıyla 1 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe girmektedir.
Tazminat artık iki bölümden oluşmaktadır. Mesleki iş göremezlik oranına göre belirlenen mesleki bölüm (part professionnelle), kazanç kayıplarını ve mesleki etkiyi tazmin eder. Fonksiyonel iş göremezlik oranına göre belirlenen fonksiyonel bölüm (part fonctionnelle) ise kalıcı fonksiyonel kaybı, yani mağdurun kişisel yaşamını etkileyen sekelleri tazmin eder. Sosyal güvenlik kurumunun (caisse) kararı her iki oranı da göstermelidir ve gösterge niteliğindeki cetvellerden hekim, gerekçesini belirtmek kaydıyla ayrılabilir. Affedilmez kusur halinde mağdur, özellikle fonksiyonel bölüme ilişkin artırımın kendisine iradın tebliğinden itibaren altı ay içinde toptan (en capital) ödenmesini talep edebilir.
Bu reform, genel hukukla bağdaştırılması konusunda, özellikle fonksiyonel bölümün sorumlu üçüncü kişinin veya affedilmez kusuru bulunan işverenin ödeyeceği DFP tazminatından ne ölçüde mahsup edilebileceği hususunda birçok soruyu gündeme getirmektedir. İş kazası mağdurlarının, hele kazası örneğin işe gidiş geliş yolunda olduğu gibi bir üçüncü kişi tarafından neden olunmuş mağdurların, haklarının hesabını kontrol ettirmelerinde büyük yarar vardır.
Sonuç
Kalıcı fonksiyonel kayıp, mağdurun bedeninde, ruhsal yapısında ve günlük yaşamında kesin olarak kaybettiği şeyi tazmin eder. İçeriği artık Fransız Yargıtayı tarafından açıkça belirlenmiştir; Yargıtay 15 Ekim 2026’da bu kalemin fonksiyonel zararları, konsolidasyon sonrası acıları, yaşam kalitesindeki kaybı ve yaşam koşullarındaki bozulmaları kapsadığını hatırlatmıştır. Hesaplanması, bilirkişinin belirlediği oran ve esas alınan puan değeri konusunda iki yönlü bir dikkatin yanı sıra sosyal güvenlik ödemelerinin mahsubunun titizlikle denetlenmesini gerektirir. İş kazası mağdurları için 2023 içtihat değişikliği ve 1 Kasım 2026 reformu, dava kesin olarak sonuçlanmadan ileri sürülmeleri kaydıyla yeni haklar doğurmaktadır.
Daha fazla bilgi için bedensel zarar hukuku sayfamıza, Dintilhac sınıflandırması hakkındaki yazımıza ve kazadan sonra tıbbi bilirkişi incelemesi başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
Kaynaklar
Nomenclature des postes de préjudice corporel, rapport du groupe de travail présidé par Jean-Pierre Dintilhac, juillet 2005
Code civil, article 1355
Code de la sécurité sociale, articles L. 434-1, L. 434-2, L. 452-2 et L. 452-3
Loi n° 2025-199 du 28 février 2025 de financement de la sécurité sociale pour 2025, article 90
Décrets n° 2026-354 et n° 2026-355 du 7 mai 2026
Cass. 2e civ., 28 mai 2009, n° 08-16.829, publié au Bulletin
Cass. crim., 2 avril 2019, n° 18-81.917, publié au Bulletin
Cass. ass. plén., 20 janvier 2023, n° 20-23.673 et n° 21-23.947
Cass. 2e civ., 28 septembre 2023, n° 21-25.690, publié au Bulletin
Cass. 2e civ., 16 mai 2024, n° 22-23.314, publié au Bulletin
Cass. 2e civ., avis, 27 novembre 2025, n° 25-70.015, publié au Bulletin
Cass. 2e civ., 15 octobre 2026, n° 25-15.843, publié au Bulletin
Référentiel indicatif de l’indemnisation du préjudice corporel des cours d’appel (référentiel Mornet)
Hukuki desteğe mi ihtiyacınız var? Paris 16. bölgede, 5 rue Lalo adresindeki ILER Avocat hukuk bürosu, bedensel zarar mağdurlarına ve yakınlarına Türkçe, Fransızca ve İngilizce destek vermektedir. 07 82 80 90 63 numaralı telefondan bize ulaşabilir veya cabinet@iler-avocat.com adresine yazabilirsiniz.
