loader image

Her yıl pek çok Fransız vatandaşı tatilini Türkiye’de geçiriyor, İstanbul, Ankara, Kayseri veya Ege kıyılarındaki ailesini ziyaret ediyor ya da bir tur kapsamında Türkiye’de konaklıyor. Bir saldırı, gezi sırasında meydana gelen bir kaza veya bir terör saldırısı sonucunda yolculuk kötü sonuçlanırsa, mağdur Fransa’ya yaralı, bazen kalıcı sekellerle döner ve kendine şu soruyu sorar: Türkiye’de, bir Türk avukatla ve Türk hukukuna göre dava mı açmak gerekir, yoksa Fransa’da başvurulabilecek yollar var mıdır?

Fransız hukuku, olaylar Fransa toprakları dışında gerçekleşmiş olsa bile, Fransız vatandaşı mağdurlara çeşitli tazminat yolları sunmaktadır. Türk vatandaşlığına da sahip olmak bu mekanizmalara engel değildir: Fransız sistemlerine erişimi sağlayan, mağdurun Fransız vatandaşlığıdır. Ancak doğru hukuki dayanağın seçilmesi gerekir; zira rejimler birbirinden farklıdır ve şartları katıdır. Bu makale, Fransız hukuku açısından, Suç Mağdurlarını Tazmin Komisyonu (CIVI) tarafından tazminatı (I), terör mağdurlarına özgü rejimi (II) ve mağdurun sorumlulara karşı Fransa’dan açabileceği davaları (III) ele almaktadır.

I. Türkiye’de işlenen suçlar için CIVI önünde tazminat

A. Temel şart: olay tarihinde Fransız vatandaşı olmak

Fransız Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (code de procédure pénale) 706-3. maddesi, kasıtlı veya taksirli olup bir suçun maddi unsurlarını taşıyan fiillerden zarar gören her kişinin, kişiye yönelik saldırılardan doğan zararlarının tam olarak tazmin edilmesini talep edebileceğini düzenler. Maddenin 3. bendi, zarar görenin Fransız vatandaşı olmasını veya fiillerin Fransa topraklarında işlenmiş olmasını şart koşar. Türkiye’de işlenen bir suç bakımından, Suç Mağdurlarını Tazmin Komisyonu’na (Commission d’indemnisation des victimes d’infractions, CIVI) başvurabilmek için belirleyici olan, mağdurun Fransız vatandaşlığıdır. Komisyonun hükmettiği tazminatlar, Terör ve Diğer Suç Mağdurları Garanti Fonu (Fonds de garantie des victimes des actes de terrorisme et d’autres infractions, FGTI) tarafından ödenir. Dalloz’un Ceza Hukuku ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ansiklopedisi (Répertoire de droit pénal et de procédure pénale, v° Indemnisation des victimes d’infractions, Nisan 2026 güncellemesi), 5 Ağustos 2013 tarihli ve 2013-711 sayılı Kanun’un Fransa’da işlenen fiiller için vatandaşlık ve oturma izni şartlarını kaldırdığını, ancak yurt dışında işlenen fiiller için Fransız vatandaşlığı şartını koruduğunu hatırlatmaktadır.

Vatandaşlık şartı olay tarihine göre değerlendirilir. Fransız Yargıtayı (Cour de cassation), 1998 yılında yurt dışında yaralanan ve 2014 yılında Fransız vatandaşlığını kazanan bir mağdurun başvurusunu, vatandaşlığın kazanılmasının geriye etkili olmadığı gerekçesiyle kabul edilemez bulan istinaf kararına karşı yapılan temyiz başvurusunu reddetmiştir (Cass. 2e civ., 16 juillet 2020, n° 19-19.077). Fransız vatandaşlığını sonradan kazanan bir kişi için kazanım tarihinin bu nedenle dikkatle kontrol edilmesi gerekir: bu tarihten önce Türkiye’de uğranılan bir saldırı CIVI tarafından tazmin edilemez. Buna karşılık, olay tarihinde zaten Fransız vatandaşı olan bir kişi, Türk pasaportuyla seyahat ediyor olsa bile bu şartı sağlar.

B. Türkiye’de işlenen fiiller için bile Fransız hukukuna göre tam tazminat

CIVI rejiminin belirleyici bir avantajı vardır: mağdur, Türk hukukuna göre değil, Fransız hukukunun tam tazmin kurallarına göre tazmin edilir. Fransız Yargıtayı, suç mağdurlarının tazminine ilişkin Fransız mevzuatının, yurt dışında işlenen bir suçtan doğan zarar için ulusal dayanışmaya dayalı bir tazmin hakkı tanıdığına ve herhangi bir yabancı hukuka atıfta bulunulmasını dışlayan doğrudan uygulanan bir kural (loi d’application nécessaire) niteliği taşıdığına karar vermektedir (Cass. 2e civ., 3 juin 2004, n° 02-12.989, publié au Bulletin; Cass. 2e civ., 25 janvier 2007, n° 06-10.514, publié au Bulletin; Répertoire de droit pénal et de procédure pénale, v° Action civile, n° 744, Eylül 2026 güncellemesi). Böylece Dintilhac sınıflandırmasının tüm zarar kalemleri talep edilebilir: fonksiyonel kayıp, çekilen acılar, gelir kayıpları, üçüncü kişi yardımı, yakınların manevi zararı.

Madde, ölüme, kalıcı iş göremezliğe veya bir ay ya da daha uzun süreli tam çalışma göremezliğe yol açan suçları ve süreye bakılmaksızın bazı cinsel suçları, bazı insan ticareti ve sömürü fiillerini ve 20 Kasım 2023 tarihli ve 2023-1059 sayılı Kanun’dan sonra işlenen fiiller bakımından bir küçüğe karşı veya çift içinde işlenen bazı şiddet fiillerini kapsar. Sokakta uğranılan bir saldırı veya kavga gibi kasıtlı şiddet olaylarını da, taksirle yaralamayı da kapsar. Bununla birlikte mağdurun kusuru nedeniyle tazminat reddedilebilir veya azaltılabilir; mağdurun ölümü halinde bu kusur hak sahiplerine de karşı ileri sürülebilir.

C. Seyahat sırasında meydana gelen kazalar ve FGAO’ya ilişkin sınır

Yurt dışında bir trafik kazasında uğranılan taksirli yaralanmalar, bir suçun maddi unsurlarını taşıdıkları takdirde CIVI’nin kapsamına girebilir. İçtihat, Türkiye ve paket turlarla doğrudan bağlantılı örnekler sunmaktadır. 2013 yılında karara bağlanan bir davada, Şubat 2002’de bir acentenin sattığı tur kapsamında düzenlenen bir gezi sırasında Türkiye’de trafik kazasında yaralanan Fransız bir turist, CIVI’den avans tazminat ve bilirkişi ataması elde etmiş, ardından FGTI acente ve tur operatörüne rücu etmişti (Cass. 2e civ., 7 février 2013, n° 11-26.519, publié au Bulletin). Daha yakın tarihli bir davada, 2012 yılında Mısır’da bir paket tur sırasında trafik kazasında yaralanan Fransız turistler, CIVI’ye başvurmalarının ardından FGTI tarafından tazmin edilmiştir (Cass. 1re civ., 24 juin 2026, n° 24-22.139).

Bununla birlikte önemli bir sınırın bilinmesi gerekir. Zarar, Zorunlu Sigortalar Garanti Fonu (Fonds de garantie des assurances obligatoires de dommages, FGAO) tarafından tazmin edilebilecek nitelikteyse CIVI yetkili değildir. Fransız Yargıtayı bunu, Portekiz’de meydana gelen ve Portekiz vatandaşı bir sürücünün kullandığı, Portekiz’de sigortalı bir aracın karıştığı bir kaza bakımından karara bağlamıştır: FGAO’nun yalnızca ikincil olarak devreye girmesi önemli olmaksızın, CIVI’ye yapılan başvuru kabul edilemezdir (Cass. 2e civ., 24 septembre 2020, n° 19-12.992, publié au Bulletin). Türkiye’deki bir trafik kazası için bu nedenle en baştan hangi fonun yetkili olduğu belirlenmelidir; bu da özellikle kazanın yerine ve karışan aracın sigortasına bağlıdır.

D. CIVI önündeki usul

Code de procédure pénale’in 706-5. maddesi, başvurunun hak düşürücü süre yaptırımı altında suç tarihinden itibaren üç yıl içinde yapılmasını zorunlu kılar. Ceza kovuşturması yapılmışsa bu süre uzar ve kamu davası veya ceza mahkemesi önünde açılan tazminat davası hakkında kesin karar verilmesinden ancak bir yıl sonra sona erer. Komisyon, başvuranın haklarını süresi içinde kullanamaması, zararının ağırlaşması veya başka herhangi bir meşru sebep halinde süre aşımını kaldırır. 20 Kasım 2023 tarihli Kanun’dan bu yana, suç bir küçüğe karşı işlenmişse süre ancak reşit olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Türkiye’de açılmış bir ceza yargılaması süreyi uzatabilir; ancak gerekirse ihtiyati olarak, CIVI’ye beklemeden başvurmak daha temkinlidir.

Başvuru dilekçesinde özellikle suçun koşulları, uğranılan zararlar, varsa davaya bakan ceza mahkemesi, mağduru tazmin edebilecek kuruluşlar ve daha önce alınan tutarlar belirtilmeli; dilekçeye ilk sağlık raporu başta olmak üzere destekleyici belgeler eklenmelidir (code de procédure pénale, madde R. 50-9). Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı’nın yurt dışındaki Fransız mağdurlar için yayımladığı rehbere (2026 baskısı) göre, Fransa’da bir ceza yargılaması bulunmadığı takdirde yurt dışında yaşayan Fransızlar için Paris Asliye Hukuk Mahkemesi (tribunal judiciaire de Paris) bünyesindeki CIVI yetkilidir. Aynı rehber, mağdurun aynı zarar için iki kez tazmin edilemeyeceğini hatırlatmaktadır: Türkiye’de alınan her tazminat beyan edilmeli ve Fransa’da ancak zarar sınırı içinde tamamlanabilir.

Son olarak, 20 Kasım 2023 tarihli Kanun’la getirilen code de procédure pénale’in 706-14-2. maddesi, yurt dışında işlenen bir suçun Fransız vatandaşı mağdurunun, yurt dışında görülen bir ceza davasının duruşmasına çağrılması halinde, FGTI’den yol masraflarını, duruşmaya katılma tazminatını ve günlük konaklama tazminatını karşılayan bir mali yardım almasına imkân tanır. Bir Türk ceza mahkemesine çağrılan mağdur için bu imkân son derece değerlidir.

II. Türkiye’de bir terör saldırısının mağdurları: FGTI rejimi

A. Yurt dışında mağdur olan Fransızlar ve hak sahipleri

Terör mağdurları CIVI’nin değil, özel bir rejimin kapsamındadır. Fransız Sigorta Kanunu’nun (code des assurances) L. 126-1. maddesine göre, Fransa topraklarında işlenen terör eylemlerinin mağdurları, yurt dışında aynı eylemlerin mağduru olan Fransız vatandaşları ve bunların, vatandaşlıkları ne olursa olsun, hak sahipleri, aynı kanunun L. 422-1 ila L. 422-3. maddelerinde belirlenen şartlarla tazmin edilir. Fransız Yargıtayı bunu yakın zamanda hatırlatmıştır (Cass. 2e civ., 4 juin 2026, n° 24-19.256, publié au Bulletin).

Bu kural, ailesi Türkiye’de yaşayan mağdurlar için özel bir önem taşır. Türkiye’de işlenen bir terör saldırısının doğrudan mağduru Fransız vatandaşıysa, yakınları yalnızca Türk vatandaşı olsalar ve Türkiye’de yaşasalar bile hak sahibi sıfatıyla tazmin edilebilirler. Code des assurances’ın L. 422-2. maddesi, fonun başvurudan itibaren bir ay içinde bir veya birkaç avans ödemesini ve zararın belgelerini almasından itibaren üç ay içinde bir tazminat teklifi sunmasını zorunlu kılar. Geç veya açıkça yetersiz teklifler tazminat hakkı doğurabilir. Yurt dışındaki bir ceza davasına katılmak için code de procédure pénale’in 706-14-2. maddesinde öngörülen mali yardım, terör eylemlerinin Fransız mağdurlarına ve hak sahiplerine de açıktır.

B. Terör eyleminin mağduru sıfatı kime tanınır?

Bu soru, kişi doğrudan isabet almadığında sıklıkla tartışılır. Fransız Yargıtayı Genel Kurulu (Assemblée plénière), 28 Kasım 2025 tarihli üç kararıyla, bir yandan doğrudan objektif bir ölüm veya bedensel zarar tehlikesine maruz kalan kişinin, öte yandan olay yerinin yakınında bulunan ve olaylar gerçekleşirken çok sayıda kişiyi ayrım gözetmeksizin öldürmeyi amaçlayan bir eylemle karşı karşıya olduğunun bilincinde olarak kendisini haklı olarak bu tehlikeye maruz sanabilecek kişinin terör eyleminin mağduru olduğunu belirtmiştir (Ass. plén., 28 novembre 2025, n° 24-10.571, 24-10.572 et 24-12.555; Cass. 2e civ., 4 juin 2026, n° 24-19.256 kararında atıf yapılmıştır).

Fransız Yargıtayı 2. Hukuk Dairesi aynı gün başka bir davada bunun sonuçlarını çıkarmıştır: özel olarak oluşturulmuş bir ağır ceza mahkemesinin bir kişinin katılan (partie civile) sıfatıyla davaya katılmasını kabul eden kararı, tek başına, bu kişinin hukuk hâkimi önünde code des assurances’ın L. 126-1. maddesi anlamında terör mağduru sıfatına sahip olduğu anlamına gelmez (Cass. 2e civ., 4 juin 2026, n° 25-11.186, publié au Bulletin). Mağdur bu nedenle, olaylar sırasındaki konumunu ve tehlikeye maruz kalışını somut unsurlarla ispatlamalıdır.

C. Paris Asliye Hukuk Mahkemesi’nin münhasır yetkisi

FGTI’ye başvurulduktan sonra, tazminat hakkının tanınması, avans ödenmesi, adli bilirkişi incelemesi ve tazminat teklifine ilişkin talepler, Fransız Yargı Teşkilatı Kanunu’nun (code de l’organisation judiciaire) L. 217-6. maddesi uyarınca Paris Asliye Hukuk Mahkemesi’nin münhasır yetkisindedir. Ayrıca code de procédure pénale’in 706-16-1. maddesi, bir terör eyleminden doğan zararın tazmini davasını hukuk mahkemesine bırakmakta; ceza hâkimi önünde katılan olarak davaya katılmanın yalnızca kamu davasını başlatmaya veya desteklemeye yönelik olduğunu öngörmektedir (Cass. 2e civ., 4 juin 2026, n° 25-11.186).

III. Sorumlulara karşı Fransa’da dava açmak

A. Paket tur: profesyonelin kusursuz sorumluluğu

Zarar, bir acente veya tur operatörünün sattığı bir paket tur sırasında meydana gelmişse mağdurun elinde güçlü bir araç vardır. Fransız Yargıtayı’nın yorumladığı şekliyle Fransız Turizm Kanunu’nun (code du tourisme) L. 211-16. maddesine göre, paket tur satan profesyonel, sözleşmede öngörülen hizmetlerin ifasından, bu hizmetler kendisi veya başka seyahat hizmeti sağlayıcıları tarafından ifa edilmiş olsun, bunlara rücu hakkı saklı kalmak üzere, kusursuz olarak (de plein droit) sorumludur. Dolayısıyla Fransız acentenin kusurunu ispatlamak gerekmez: zararın, örneğin bir otobüs transferi, bir gezi veya pakete dahil otelde, öngörülen hizmetlerin ifası sırasında meydana gelmesi yeterlidir.

Fransız Yargıtayı, maddenin önceki metni döneminde de profesyonelin ancak zararın alıcıya, hizmetlerin sağlanmasına yabancı bir üçüncü kişinin öngörülemez ve karşı konulamaz fiiline veya mücbir sebebe atfedilebileceğini ispatlayarak sorumluluktan kurtulabileceğine karar veriyordu (Cass. 1re civ., 17 février 2021, n° 19-18.819, publié au Bulletin). 24 Haziran 2026 tarihli bir kararla da, yolcunun sözleşmenin ifası sırasında zarara uğraması halinde, zararın sözleşmeye dahil olmayan bir hizmet sırasında meydana geldiğini ispat yükünün acentede olduğunu belirtmiştir (Cass. 1re civ., 24 juin 2026, n° 24-22.139). İspat yükünün bu şekilde ters çevrilmesi, Fransa’da yerleşik bir profesyonele karşı Fransız hâkimi önünde dava açabilecek mağdur için son derece elverişlidir.

İki yol birbiriyle de birleşebilir: CIVI mağduru tazmin ettiğinde FGTI, acenteye veya tur operatörüne rücu edebilir; bunlar da FGTI’ye, mağdura karşı ileri sürebilecekleri savunmaları ileri sürebilirler (Cass. 2e civ., 7 février 2013, n° 11-26.519).

B. Fransa’da suç duyurusunda bulunmak

Türkiye’de bir Fransız vatandaşına karşı işlenen bir suç Fransa’da kovuşturulabilir. Fransız Ceza Kanunu’nun (code pénal) 113-7. maddesi, mağdurun suç tarihinde Fransız vatandaşı olması halinde, Fransa toprakları dışında bir Fransız veya yabancı tarafından işlenen her ağır suça (crime) ve hapis cezasını gerektiren her suça (délit) Fransız ceza kanununu uygulanabilir kılar; code de procédure pénale’in 689. maddesi de bu durumda Fransız mahkemelerine yetki verir. Fransız Yargıtayı Ceza Dairesi, bu yetkiyi yalnızca suç tarihinde Fransız vatandaşı olan doğrudan mağdur sıfatının sağladığını; yabancı bir mağdurun Fransız vatandaşı yakınının buna dayanamayacağını belirtmektedir (Cass. crim., 8 novembre 2016, n° 16-84.115, publié au Bulletin).

Délit niteliğindeki suçlar bakımından code pénal’in 113-8. maddesi, kovuşturmanın savcılığın talebiyle yapılmasını ve bundan önce mağdurun veya hak sahiplerinin şikâyetinin ya da suçun işlendiği ülke makamlarının resmî bildiriminin bulunmasını şart koşar. Ceza Dairesi, katılan sıfatıyla yapılan bir şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısının soruşturma açılması talebinin bu nitelikte bir talep olduğuna karar vermiştir (Cass. crim., 6 mai 2025, n° 24-84.089, publié au Bulletin). Türkiye’deki soruşturma ilerlemediğinde veya fail Fransa’ya döndüğünde Fransa’da şikâyette bulunmak bu nedenle yararlı olabilir; şikâyet ayrıca mağdurun katılan olmasını ve dosyaya erişmesini sağlar.

C. Faile veya sigortacısına karşı tazminat davası

Son olarak Fransız mağdur, Türkiye’de yerleşik olsalar bile zarardan sorumlu kişiyi veya sigortacısını bir Fransız mahkemesinde dava etmeyi düşünebilir. Fransız Medeni Kanunu’nun (code civil) 14. maddesi, Fransa’da oturmasa bile bir yabancının, Fransızlara karşı üstlendiği yükümlülükler nedeniyle Fransız mahkemeleri önüne getirilmesine imkân tanır. Fransız Yargıtayı, bu yetki kuralının hâkimi bağladığını ve lehine olan kişi bundan vazgeçmedikçe ancak uluslararası bir antlaşmayla bertaraf edilebileceğini hatırlatmaktadır (Cass. 1re civ., 23 mai 2024, n° 21-25.206).

Ancak bu yol, her somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir; zira Fransız hâkiminin yetkili olması Fransız hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez. Roma II olarak bilinen 11 Temmuz 2007 tarihli ve 864/2007 sayılı Avrupa Birliği Tüzüğü’nün (règlement Rome II) 4. maddesine göre sorumluluğa uygulanacak hukuk ilke olarak zararın meydana geldiği ülkenin hukukudur; Türkiye’de uğranılan bir saldırı için bu, Türk hukukudur. Aileler için iki istisna önemlidir: fail ile mağdurun zararın meydana geldiği anda mutad meskenleri aynı ülkedeyse o ülkenin hukuku uygulanır; ayrıca zarar doğurucu olay, özellikle taraflar arasında önceden var olan bir sözleşme nedeniyle başka bir ülkeyle açıkça daha sıkı bağlantılıysa o ülkenin hukuku uygulanabilir. Böylece Türkiye’de, mağdur gibi Fransa’da yaşayan bir aile üyesinin sebep olduğu bir kaza Fransız hukukuna tabi olabilir. İcra aşaması da önceden düşünülmelidir: borçlunun Fransa’da malvarlığı yoksa Fransız kararının Türkiye’de icra edilmesi gerekecektir. Bu nedenle CIVI, FGTI veya seyahat acentesinin kusursuz sorumluluğu gibi bağımsız Fransız mekanizmaları mağdur için çoğu zaman daha etkilidir.

Sonuç

Türkiye’de yaralanmak, Fransız vatandaşı mağduru yurt dışında tek başına bir yargılamayla mücadele etmeye mahkûm etmez. CIVI, mağdurun olay tarihinde Fransız vatandaşı olması halinde Türkiye’de işlenen bir suçtan doğan zararları Fransız hukukuna göre tam olarak tazmin eder; FGTI, bir terör saldırısının Fransız mağdurlarını ve vatandaşlıkları ne olursa olsun hak sahiplerini tazmin eder; seyahat acentesi paket tur sırasında meydana gelen zararlardan kusursuz olarak sorumludur; son olarak Fransız mahkemeleri önünde şikâyet ve tazminat davası belirli şartlarla mümkündür. Bu yollar arasındaki seçim, olayların niteliğine, Fransız vatandaşlığının kazanıldığı tarihe, yetkili fona ve sürelere bağlıdır. Türkiye’de düzenlenen belgelerin, yani polis veya jandarma tutanaklarının, sağlık raporlarının ve mahkeme kararlarının toplanması ve çevrilmesi için ilk haftalar belirleyicidir.

Daha fazla bilgi için bedensel zarar hukuku sayfamıza ve Saldırı mağduru: Fransa’da CIVI önünde bedensel zararın tam tazmini ile Türkiye’de tıbbi hata mağduru Fransız hastalar hangi hukuki yollara başvurabilir? başlıklı makalelerimize göz atabilirsiniz.

Kaynaklar

Code de procédure pénale, articles 689, 706-3, 706-5, 706-14-2, 706-16-1 et R. 50-9
Code pénal, articles 113-7 et 113-8
Code des assurances, articles L. 126-1 et L. 422-2
Code de l’organisation judiciaire, article L. 217-6
Code du tourisme, article L. 211-16
Code civil, article 14
Règlement (CE) n° 864/2007 du 11 juillet 2007 (Rome II), article 4
Loi n° 2023-1059 du 20 novembre 2023, article 25
Ass. plén., 28 novembre 2025, n° 24-10.571, 24-10.572 et 24-12.555
Cass. 1re civ., 24 juin 2026, n° 24-22.139
Cass. 2e civ., 4 juin 2026, n° 24-19.256, publié au Bulletin
Cass. 2e civ., 4 juin 2026, n° 25-11.186, publié au Bulletin
Cass. crim., 6 mai 2025, n° 24-84.089, publié au Bulletin
Cass. 1re civ., 23 mai 2024, n° 21-25.206
Cass. 1re civ., 17 février 2021, n° 19-18.819, publié au Bulletin
Cass. 2e civ., 24 septembre 2020, n° 19-12.992, publié au Bulletin
Cass. 2e civ., 16 juillet 2020, n° 19-19.077
Cass. crim., 8 novembre 2016, n° 16-84.115, publié au Bulletin
Cass. 2e civ., 7 février 2013, n° 11-26.519, publié au Bulletin
Cass. 2e civ., 25 janvier 2007, n° 06-10.514, publié au Bulletin
Cass. 2e civ., 3 juin 2004, n° 02-12.989, publié au Bulletin
Répertoire de droit pénal et de procédure pénale, v° Action civile, par C. Ambroise-Castérot, Dalloz, mise à jour septembre 2026
Répertoire de droit pénal et de procédure pénale, v° Indemnisation des victimes d’infractions, par D. Luciani-Mien, Dalloz, actualisation avril 2026
Code de procédure pénale annoté, Dalloz, mise à jour du 18 septembre 2026
Ministère de l’Europe et des Affaires étrangères, Guide des victimes françaises à l’étranger, édition 2026, fiche n° 14

Hukuki desteğe mi ihtiyacınız var? Paris 16. bölgede, 5 rue Lalo adresindeki ILER Avocat hukuk bürosu, bedensel zarar mağdurlarına ve yakınlarına Türkçe, Fransızca ve İngilizce destek vermektedir. 07 82 80 90 63 numaralı telefondan bize ulaşabilir veya cabinet@iler-avocat.com adresine yazabilirsiniz.

Appeler le cabinet